Sigorta Sektörü Insurtech ile Gelişecek

fatih-acer-resimDünyada her şey hızla değişmekte ve hiçbir şey dünle aynı kalmamaktadır. Özellikle teknoloji alanındaki değişimler inanılmaz bir hız ile sürmektedir. Dijital çağ ile birlikte online yaşamaya başlayan kullanıcıların; gündelik yaşantıları oldukça kolaylaşmış ve birçok sektörün işleyiş şekli değişmiştir.

Bu noktada sigorta sektöründe devrim niteliğinde projelerin doğmasını sağlayacak bir kavramdan bahsetmek istiyorum, InsurTech. Bize bahşedilen hayat, bu hayatı sürerken kazandığımız maddi ve manevi değerler olduğu sürece hayatımızın bir parçası olan sigorta; teknoloji ile birleşerek hayatımıza yenilikler katacak.

Insurtech nedir; Sigortacılar (sigorta şirketleri, acenteler, brokerlar, bankalar) ve sigortalıların hayatlarını kolaylaştıracak, risklerini minimize edecek, tüm inovatif teknolojiler, high tech teknolojilerin geliştirilmesine, mentorluk, fon, tecrube yani maddi manevi destek sağlayan, sınırsız fırsatlara sahip bir sistemdir.

Sigorta şirketleri; kasko poliçesi için aracınızın yaşı, sigortalı bilgileri ve hasarsızlık gibi kriterler üzerinden hesaplama yapıyor ve bu sorular sigorta poliçesinin fiyatında etkin oluyor. InsurTech ise; Internet of Things uygulamaları ile , aracınızın ve sizin davranış/kullanım analizinizi yaparak, risklerinizi tespit edip, risk oluşumlarını da minimize edecek şekilde size özel daha doğru sigorta poliçesi önerecek projeleri destekleyerek, sektörün gelişmesine katkı sağlayacaktır.

Sigortacılığın geldiği bu son sistemde amaç müşterinin ihtiyaçlarını karşılayacak, risklerini kapatacak nitelikte eksiksiz olarak sigorta hizmetlerinin sunulmasıdır. Sektörün büyümesi ve gelişmesi için Sigorta şirketleri artık yenilikçi , inovatif ve eksiksiz hizmet sunmak zorundadırlar.

İşine önem veren, hizmeti nasıl sunacağını iyi bilen yenilikçi girişimciler, işlerini InsurTech ile doğru modelledikleri takdirde sigorta sektörünün gelişmesinde büyük faydalar sağlayabilir, global arenada ilgi odağı olabilirler ve şirket değerlerini milyonlara hatta milyar dolara yükseltebilirler.

Dünyada InsurTech alanında en büyük atılım yapan ülkeler ABD, İngiltere, Almanya ve Hollanda. Hükümetin ve lider sigorta şirketlerinin desteklediği bu startup’lar çok büyük hacimli işler yapıyor. Hatta reasürans şirketleri bile InsurTech atılımı yapıyor.

Örneğin; Dünyanın lider sigorta şirketlerinden Axa’nın desteğiyle İngiltere’de faaliyete geçen Insurtech firması Trov, kamera, bilgisayar ya da telefon gibi kişisel eşyalara sigorta güvencesi sunuyor. Akıllı telefonlar üzerinden hizmet sunan Trov’un CEO’su Scott Walchek “Riski an be an takip ediyoruz. Siz bir şeyi açtığınız anda sigortanız da devreye giriyor, kapadığınızda da anında kapanıp kullandığınız süre hesaplanıyor. Fiyatlama bu kullanım süresi üzerinden yapılıyor” dedi. Trov şirketi 5 yıldır Avusturalya’da hizmet veriyor, İngiltere’de faaliyete geçti ve bu sene içerisinde de ABD’de hayata geçmeyi planlıyor.

Diğer bir örnek ise Lemonade, ABD yatırım şirketlerinden sigorta alanında bu güne kadar yapılmış en ciddi fon desteğini alıyor. Ortalama otuz saniye içerisinde teklif sunan bu sistem, hasar ödemelerini ise üç dakikada gerçekleştirmeyi taahhüt ediyor. Lemonade yapay zekadan ve dijital teknolojilerden yararlanıyor. Chat bot ile hizmet sunan Lemonade müşterilerinin tek yapması gereken bu chat botlar ile yazışarak kendisine uygun sigorta teklifine ulaşmak. Chat botlar gerekli bilgileri alıp müşteriye sigorta seçeneklerini sunuyor. Kendisine uygun teklife ulaşan müşteri, kredi kartı ve mobil imza ile sisteme kaydolup, poliçesini satın alabiliyor.

Ya da Bought by Many; Şirket iyileşme aşamasındaki kanser hastalarının seyahat sigortası yaptırabilmesi gibi büyük sigorta şirketlerinin hiç dokunmadığı alanlara girecek. Bu firma yatırımcılardan 12.5 milyon İngiliz sterlini yatırım aldı.

InsurTech start-upları sadece kullanıcı dostu bir yaklaşım sergilemekle kalmayıp aynı zamanda sigorta müşterisiyle yakın bir ilişki kurarak; risk önleme, uyarma, yönlendirme gibi hizmetlerle hem sigorta şirketlerinin uğradıkları zararların önüne geçilmesini sağlayacak hem de müşterinin her açıdan korunduğu bir hizmet sunulmuş olacak. Geliştirilen start-up’lar Kaza, Sağlık, Yangın gibi alanlarda akıllı cihazlar yoluyla oluşabilecek riskleri tespit ederek kontrol altına alıp, sıfıra indirme hedefindedirler.

Türkiye’de yeni yeni konuşulmaya başlanan InsurTech ile hareketlenecek bir diğer kavram ise Blockchain (blok zinciri). Müşteriler ve aracıları ortak bir platformda buluşturmayı amaçlayan Blockchain dijital hesap defteri ile güvenli ve bir kuruma bağlı kalmadan kullanıcılar tarafından işlemlerin kontrol edilmesini sağlayan bir veri tabanıdır. İşlemlerin güvenilir ve şeffaf bir şekilde gerçekleştirilmesini sağlayarak daha etkili ve üretken bir ortam yaratıyor. Şirketlerin evrak ve diğer firmalarla yaptıkları işlemlerin maliyetlerini ve karışıklığını da en minimize ederek işlemlerin hızlı yapılmasını sağlıyor. Gelen talepler Blockchain altyapısında otomatik bir süzgeçten geçerek akıllı sözleşmelerin oluşmasını da sağlıyor. Tedarik zinciri, ürün yaşam döngüsü, güvenli veri depolama, şeffaf veri paylaşımı gibi alanlarda kullanılabilecek Blockchain teknolojisi; dünyadaki tüm teknoloji firmaları, girişimler ve devletlerin ilgisini çekmiş durumda.

FinTech yapısında giderek etkisi artan, sahtekarlık ve dolandırıcılıklara engel olması beklenen Blockchain teknolojisinin Fintech ve InsurTech girişimleri ile etkisini arttırması bekleniyor. Zamanla değerinin daha çok anlaşılacağı belirtilen blockchain’in birçok alanda katma değerli ürün ve hizmetin ortaya çıkmasına yardımcı olacağı düşünülüyor.

Sigorta sektörünün geleceği InsurTech ile yön bulacak. Dünyada teknolojik olarak bu tarz çözümlerin sayısı her geçen gün artarken, yenilerinin hayatımıza daha çok gireceği bir dönemin tam eşiğindeyiz. Eğer elinizde başarı potansiyeli yüksek bir proje varsa bu proje ya yeni ya da var olanı daha iyi şekilde üretilebiliyorsa InsurTech ile bunu çok hızlı gerçekleştirebilirsiniz. Dünyada InsurTech yatırımlarının yüzde 47’lik bölümü çekirdek ve melek yatırım aşamasında gerçekleşmiş. Siz de projeniz için bir melek yatırımcı bulabilirsiniz, hatta projeniz sigorta sektöründe belli bir yer edinecek gerekli niteliklere sahip hale gelirse sizin bulmanıza gerek kalmadan yatırımcılar sizi bulacaktır.

Ülkemiz ve kendimiz için yapılabilecek çok şey var. Biraz cesaret, biraz motivasyon ve bol bol teknoloji ve yaratıcılık! Hedefi belirleyip o hedef doğrultusunda çalışmak İşte global büyümenin ve başarının sırrı bu. Bu tarz girişimler yaratıp melek yatırımcıların dikkatini çektiğimiz sürece sigorta sektörü dünyadaki örnekleri gibi ülke ekonomisini canlandıracak en sağlam lokomotif haline gelecektir.

Ülkemizde InsurTech; geçtiğimiz yılları FinTech (finans teknolojileri) gölgesinde geçirdi. Finansal teknoloji ekosistemini aynı çatı altında toplayarak genişletmek amacıyla kurulan “FinTech İstanbul” Platformu bu konuda InsurTech için de iyi bir örnek oldu. FinTech Istanbul’da 200’den fazla girişim ortaya çıktı ve bu girişimlerin 2016 yılında gerçekleştirdikleri işlem hacmi 15 milyar dolara yaklaştı. 2017 yılında ise Insurtech atılım yapmaya hazırlanıyor. Bir kaç ay içerisinde Insurtech tanıtım etkinlikleri Ülkemizde başlayacak.

Özetle dijital çağ bizden, yeni datalar üretmemizi, bu datayı incelememizi ve elimizdeki bilgi ve veriler ışığında yaratıcı ve yenilikçi çözümler üretmemizi istiyor.

Biz de AcerPro olarak; banka ve sigorta sektöründe geliştirdiğimiz projeler ve yenilikçi yazılım çözümleriyle bu güne kadar sigorta sektörünün destekçisi olduk. Dünyada yaşanan gelişmeleri yakından takip edip; ülkemizin, sigorta şirketleri, Bankaları, Broker ve acentelerimizin son trendleri yakalamaları adına hep yanlarında bulunduk. Farkettik ki tecrubelerimiz bir çok ülkeye de ışık tutacak seviyeye gelmiş, bizde İsviçre’de de kurduğumuz şirketimizle, Bankasurans ve Dijital sigortacılık alanlarında projeler üretmeye başladık. Hedefimiz Dünyanın en büyük dijital sigorta platformlarını üreten yazılım şirketi olmaktır. Bu hedefe ulaşabilmek adına InsurTech uygulamalarını geliştirmek; Türkiye’de, İsviçrede başta olmak üzere , dünyada bu alanda öncü olmak istiyoruz. Siz değerli okurların da bu konuda mevcut start-up fikir veya projeleriniz varsa; harekete geçebilmek adına bizlerle iletişime geçebilir, bu alanda ilerleme kaydeden diğer kanallarımızla tanışabilir ve hem ülkemize hem sigorta sektörüne hem de firmanıza değer katabilirsiniz.

İnsana ve teknolojiye yapılan yatırımlar, firmanızı geleceğe taşıyacak, büyütecek en büyük yatırımlardır.

Fatih ACER
Yönetim Kurulu Başkanı
AcerPro Bilişim Teknolojileri A.Ş.

Sosyal Medyayı Etkin ve Planlı Kullanın

fatih-acer-resimTemmuz ayında sizlerle “Sigortacılık Sektöründe Dijitalleşmenin On Altın Kuralı” başlıklı yazımla buluşmuştuk. Bu yazı o kadar güzel geri dönüşler aldı ki her bir altın kuralı  derinlemesine inceleyerek bir yazı dizisi haline getirmeye karar verdim.

Teknoloji ve internetin hayatımızın bir parçası haline gelmesiyle; her şey dijitalleşmeye ve bizler de bu dijital dünyanın  oyuncuları haline gelmeye başladık. Değişen yaşam stillerimizle birlikte iş yapış şekillerimiz, farklılaşan iş yapışlarımızla birlikteyse sektörümüz değişime uğruyor. Yeni teknolojiler, yeni dağıtım modelleri, değişen müşteri davranışları ve gittikçe zorlaşan yerel, bölgesel ve küresel regülasyonlar sigorta sektörünü değişime zorluyor. Bu değişim sürecinde hakim olmamız gereken en önemli nokta ise dijital süreçler. Dijital süreçlere hakim olmanın  yolu ise sosyal medyayı etkin ve planlı kullanmaktan geçiyor. Sosyal medyada topluluk oluşturma müşterilere ulaşmanın en kestirme yollarından birisidir ama bunun yönetimi kolay bir iş değildir. Online medya ortamları kişilere ve kurumlara, bir ön yüz oluşturur. Sosyal medya profiliniz sizin kimliğiniz, sanal ortamdaki duruşunuzdur. Sosyal medya mecraları üzerinden durumunuzu muhattaplarınızla paylaşırken yeni takipçilere ulaşmak, mevcut ve potansiyel müşterilere iyi bir imaj sunmak için atmanız gereken bir çok adım ve eylem planı bulunmaktadır.

Bu eylem planına maddeler halinde yer verecek olursak;

Bir İçerik Planınız Olmalı

Sigorta sektörü gibi insanların yaşamlarıyla yakından ilgili bir sektörde yapacağınız sosyal medya paylaşımlarıyla müşterilerinizin sorularına yanıt vermeli, yeni bir şeyler göstermeli, onları heyecanlandırmalı ve müşterinizi eğlendirmelisiniz. İçeriğinizi yalnızca reklam amaçlı kullanmanız faydadan çok zarar getirebilir. İşinizin niteliği gereği sosyal medyada güvene dayalı ilişkileri geliştirmek zorundasınız. Ayrıca anlamlı paylaşımlar işinizi kolaylaştırır. “ Ben ne paylaşabilirim ki?” diye düşünmeyin. Bölgesel etkinlikler ve yerel iş yerleri ile ilgili haberleri paylaşabilir, müşterilerinize onlarla ilgili olduğunuzu gösterebilirsiniz. Bunun dışında sigortacılıkla ilgili esprili yazılar ve resimler ekleyebilir, finans yönetimi gibi konuları gündeme getirebilir, müşterinizin merak ettiği ve çoğu kez kendine sorduğu bazı soruları aydınlatabilirsiniz. Ayrıca sigortacılık ile ilgili yasal değişiklikler, sigortayla ilgili genel bilgiler takipçi kitleniz için çok faydalı olabilir.Kendinize yakın gördüğünüz sektörel yayınların makalelerini de zaman zaman paylaşmanızda fayda vardır. İçerik planınız dijital bir kurgununda parçası olmalıdır. En dijital acente olma vizyonuna sahipseniz kurgularınızı ve içerik planınızıda buna göre kurmalısınız. Kurgunuza yönlendirme içerikleri bu kanaldan beslenmelidir.

Sosyal Mecralardaki Topluluğunuzu Büyütün

Sosyal medyada yer almanızın temel amacı, topluluğunuzu büyütmek ve bu topluluğun sizinle sürekli etkileşimde bulunmasını sağlamaktır. Etkileşim; basit olarak, paylaşımlarınızın başkaları tarafından beğenilmesi takipçilerinizin katkısıyla dağıtılması ve sayfanıza yorum yapılmasıdır. Topluluğunuzu büyütme sadece içeriğe bağlı bir konu değildir. Küçük bütçelerle yapacağınız reklamlar, müşteri adaylarının sizi keşfetmesini sağlayabilir. Bugün topluluğu büyütme konusunda sosyal medya mecralarına özel projeler üretilmektedir. Ürün teklifi alınabileceği ve müşterinin seçtikleri acente aracılığı ile poliçe düzenleme olanağı sağlayan sosyal medya üzerinde uygulamalar geliştirilmektedir. Şu an rastlayabildiğimiz örnekler facebook messenger ve whatsapp üzerinden gerçekleşmektedir.

Sosyal medyayı bilgi toplama, müşterileri dinleme bağlantı oluşturma platformu olarak kullanın

Birçok kurum sosyal medyayı reklam yapmanın yanı sıra müşterileri dinleme, bilgi toplama, bağlantılar oluşturmak ve etkinlikler düzenleme amaçlı da kullanmaktadır. Sosyal medya pazarlamasının en önemli bileşeni takipçilerinizi dinlemek ve onlara bir şekilde yardımcı olmaktır. Bu her zaman iyi işleyen bir kuraldır. Sosyal medya profilleri potansiyel müşterilerinizin neler hakkında konuştuğunu ve nelere önem verdiklerini öğrenmek için etkili bir yöntemdir. Sigortacı olarak potansiyel bir müşteri ile buluşmadan önce mutlaka sosyal medya profillerine göz atmanız size kişi hakkında ilginç bir fikir verebilir. Müşterilerinizin daha önce nerede çalıştıkları, kimlerle bağlantıda oldukları(ortak bağlantılar ve rakipler), profillerinde organizasyonlarını nasıl tanımladıkları, nerede okudukları, hangi gruplara üye oldukları, hangi şirketleri takip ettikleri gibi bilgilerine bakın. Sosyal medyada yapacağınız aramada her zaman potansiyel müşteri bulma ihtimaliniz vardır. Bunun için anketler oluşturabilir bu sayede veriler elde edebilirsiniz.

Potansiyel müşterileriniz ile sosyal medyada buluşun

Facebook, Twitter ve LinkedIn gibi iletişim kanallarının çok hızlı patlama yapması, müşterilerin tanıdıkları ve güvendikleri kişilerle iş yapmak istediğinin de bir işaretidir. Bu nedenle acenteler müşterilerinin sosyal medya adreslerini takip etmelidir. Bu yaklaşım, müşterilerinin neyle ilgili olduklarını ve neler hakkında konuştuklarını öğrenmek için etkili bir yöntemdir. Bir diğer etkili yöntem ise dijital alanlara yatırım yaparak yeni müşterilere ulaşmanızı sağlayacak dijital projeler geliştirmek.

Her sosyal medya ağına özel içerik stratejisi oluşturun

Sosyal medya profilinizde sadece pazarlama içeriği yer alması özellikle reklamlara antipati duyan günümüz internet kullanıcıları için olumsuz bir etkendir. Özenle hazırlanmış pazarlama içeriklerinizin yanı sıra müşterinizi bilgilendiren ve eğiten içeriklere yer vermeniz paylaşımlarınızın kalitesini gösterir. Kendi içeriğinizi başkalarının faydalı içerikleriyle birlikte sunun. Linkedin mesleki anlamda zengin gruplarıyla size özellikle işyeri veya kaza sigortaları anlamında hedef kitleniz olan üyeler nezdinde sigortacı olarak kendinizi gösterme fırsatı verir. Yine de bu gruplarda içeriğinizi yayınlamadan önce diğer kullanıcıların nasıl yayın yaptığını gözlemleyin ve grupların kurallarına çok dikkat edin. Sosyal medya paylaşımı yaparken “Bu içerik takipçilerime katkı sağlıyor mu?” sorusunu kendinize mutlaka sorun. Bilgilendirici ve mizah yanı olan yayınlar her zaman daha değerlidir.

Sosyal Medyada Paylaşım Sıklığınızı Planlayın

İçeriğinizi bir kere yayınlayıp bırakmayın. Bir haftada aşağı yukarı 3-4 kez yeni içerik yayınlamak daha yüksek oranda bir kitlenin içeriğinizi görmesini sağlar.

LinkedIn gibi  şirket sayfalarını kullanmayı ihmal etmeyin

LinkedIn iş dünyasının ve profesyonellerin buluştuğu en faydalı sosyal medya ağlarından biridir. Bu anlamda Facebook ve Twitter’dan çok farklı bir kullanım amacına sahiptir. Tamamen iş ilişkilerinin geliştirilmesine yönelik düzenlenmiş ve kurallarına uyum sağladığınızda sizi değerli müşterilerle buluşturacak bir platformdur.

Linkedin pazarlama çalışmalarınızda öncelikle iyi tasarlanmış ve bilgilendirici bir şirket sayfası oluşturmaya zaman ayırmalısınız. Daha sonra internet sitenize ve e-posta içeriklerinize Linkedin ikonunu ekleyerek şirket sayfanızın reklamını yapabilirsiniz.

Linkedin üzerinden içerik paylaşımının yanı sıra içeriklerinizin veya sayfanızın reklamını yapmanız takipçi sayınızı ve internet sitenize yönelen trafiği artıracaktır. LinkedIn’de reklam planınızı yaparken, lokasyon, şirket büyüklüğü, endüstri, iş ünvanı, uzmanlık ya da kıdem gibi ölçütler ile hedef kitlenizi çok doğru belirleyebilirsiniz.

Ayrıca şirket sayfanızın ne kadar izlendiği önemlidir. Bu noktada sayfa yöneticisine tanınan olanaklardan biri olan LinkedIn analiz araçlarını kullanın. Hangi yayınlarınıza daha çok tıklandığını ve büyüme durumunuzu kontrol ederek pazarlama stratejinizin ince ayarlarını yapabilirsiniz.

Sosyal medya varlıklarınızdaki takipçi ve bağlantı sayılarını da düzenli kontrol edin.

Sosyal medya internet üzerinde arkadaşların, takipçilerin bilgi alışverişinde bulunduğu bir yerdir. İnsanlar sigortaya ihtiyaç duyduklarında güvendiği ve iletişim halinde olduğu acenteyi hatırlayacaklardır. Sosyal medya sayesinde insanların sevdiği ve güvendiği bir yer olabilen şirketler kaçınılmaz olarak daha karlı geri dönüşler almaktadır.

Sektörel Paylaşımları Aktif Takip Edin

Sigorta sektörünün öncü şirketleri ürün tanıtımları kapsamında  sosyal medyayı önemli bir fırsat olarak görüyorlar. Ürünlerini sosyal medya üzerinden oluşturdukları dijital kurguyla kullanıcıya ulaştırıyorlar. Buna en güzel örneklerden biri Anadolu Sigorta’nın geliştirmiş olduğu “Sigortam Cepte” mobiluygulaması. Cepte poliçe dönemini eğlenceli bir reklam filmi ile başlatan Anadolu Sigorta aldığı beğeni ve olumlu geri dönüşlerle sosyal medyada amaçlamış olduğu hedeflere ulaştı.

Generali Sigorta ve Ak Sigorta gibi örnekler ise Facebook üzerinden oluşturdukları uygulamalarla kullanıcılarına sigorta teklifleri sunabilmektedir.

Son günlerde sosyal medyayı kullanarak sigorta sektöründe yapılmış en büyük yenilik ise HDI sigortadan geldi. Facebook Messenger için geliştirilen BOT teknolojisini daha da geliştirerek, müşterilerine Facebook platformu üzerinden online sigortacılık hizmeti sundu. HDI Sigorta bu uygulamasıyla Türkiye ve Dünya’da bir ilki gerçekleştirdi.

Potansiyel Müşterilere Ulaşmak İçin Farklı Yollar Deneyin

Potansiyel müşterilere ulaşmak için değişik yollar deneyin. Telefon görüşmeleri veya e-posta iletişimi yerine potansiyel müşterilerinize faydalı bir içerik bağlantısı sunan bir tweet yollayabilirsiniz. Linkedin’in yaptığı araştırmaya göre LinkedIn InMail hizmeti, e-postaya oranla yüzde 30 daha etkili sonuç veriyor. Bu tür iletileri kısa ve öz yazmaya çalışın. Karşı tarafın size cevap vermesinin, ona ne faydası olacağını nazik ve uygun bir şekilde ifade edin. Sosyal medya kanallarından potansiyel müşterilerinize ulaşabileceğiniz projeler geliştirin. Sigorta ürünlerinin satışını kademeli olarak sosyal ağlardan gerçekleştirin. Her an her yerde ve her platformdan bir sigorta ürününe kolayca ulaşabilmek sizi rakiplerinizden ayıracaktır.

Analiz araçları ile sosyal medya verimliliğini ölçün

Sosyal medyanın en güzel yanı çoğu size bu platformlarda aldığınız aksiyonları ölçümleme imkanı vermesidir. Bu şekilde pazarlama çalışmalarınızın etkili olması için iletişim planınızda küçük düzeltmeler yapabilirsiniz. Böylece sosyal medya pazarlaması çalışmalarınız sırasında da en üretken alanlara odaklanabilirsiniz.
Yaptığınız paylaşımlar veya reklamların size bir dönüşü olmalı. Aksi taktirde sosyal medyada zaman tüketmenin ve kaynak yatırmanın anlamı olmaz.

Sosyal medyada uzmanlaştıkça bazı araçları kullanarak Facebook sayfalarınızı daha iyi analiz edebilir, Twitter Analytics’i kullanarak tweet’lerinizin hangilerinin beğenilip, hangilerinin ilgi görmediğini inceleyebilirsiniz. Bazı pazarlama yazılımları hangi sosyal medya kanallarının internet sayfanıza trafik oluşturduğunu gösterebilmektedir. Aynı zamanda hangi blog makalelerinin ya da ürün tanıtımlarının en faydalı sonuçlar ürettiğini de gösterebilmektedirler. Bu şekilde satış yaptığınız müşterilerin size hangi sosyal medya kanalından geldiğini takip etmeniz mümkündür.

Sosyal medyada planlı hareket ederek gerektiği yerde gerektiği gibi aksiyon alınmalıdır. Sosyal medya kanallarınız her zaman güncel olmalı, içeride bir ekibiniz yoksa mutlaka profesyonel bir ekip ile çalışılmalı. Müşterinin ihtiyaç duyduğu ya da duyacağı sigorta ürünleri sosyal medya kanalları aracılığıyla müşterinin karşısına çıkarılmalı, platforma ya da satışa yönlendirilmeli. Sosyal medyada sigorta uygulamaları geliştirilerek müşterilere daha kolay ve erişilebilir hizmet sunulmalı.

Sonuç olarak;  Tüm dünyanın içinde olduğu bu değişim doğal olarak sigorta sektörünü oldukça fazla etkilemektedir. Son yıllarda teknolojinin hızlı gelişimi ve kitleleri kendine çekmesi, yaş, cinsiyet, milliyet, din, dil, ırk ayırt etmeden, dünyadaki “tüketen” nüfusu internet gibi bir platformda tek çatı altında toplaması, büyük küçük tüm sigorta şirket ve acentelerinin gerçek anlamda iştahını kabartmaktadır. Ayrıca sosyal medyanın ürün pazarlamada sunduğu “sınırsız” imkanlar da sigorta şirketlerinin pazarlama aktivitelerini bu alana kaydırmalarına sebep olmuştur. Sektörde büyük pastayı hedefleyen sigorta şirketleri ve acenteler; sosyal medya alanında yaptıkları profesyonel araştırmalar ve ciddi yatırımlarla  bir adım öne geçmek ve rakipleriyle arayı açmayı istemektedir. Yeniliklere açık olmak, trendleri takip etmek, farkedilmeyeni farkedip ilk olmak, mevcut dinamiklerden en iyi şekilde yararlanmak için yoğun çaba harcayan şirketler, biz AcerPro ailesine de ilham oldular.  2005 yılından bu yana biriktirdiğimiz ve artık hücrelerimizde var olan dijital sigortacılık ve yazılım deneyimimizi; strateji planlama, uygulama geliştirme, dijital pazarlama, medya planlama ve kreatif hizmetlerle harmanlayarak Türkiye’nin ilk sigorta temalı ajansı olan AcerCrea’yı hayata geçirdik ve siz değerli kurum ve kuruluşlarımızın hizmetine sunuyoruz.

Siz de eğer bu değişime uyum sağlamak ve fark oluşturmak istiyorsanız, acentenizin dijitalleşme süreçleri ile ilgili sorularınızı yanıtlamaktan memnuniyet duyarım. Aşağıdaki iletişim adreslerinden bana ulaşabilirsiniz.

Web: www.acerpro.com.tr
Web:www.acercrea.com
E-mail: fatih.acer@acerpro.com.tr
Linkedin: https://www.linkedin.com/in/fatih-acer-237b45

Fatih ACER

Bankasurans Teknolojileri Uzmanı

Dijital Bankasurans Türkiye ve Global 2016 Zirvesi Başlıyor

fatih-acer-resimDijital Bankasurans Türkiye ve Global 2016 Zirvesi başlıyor, Türk Sigorta sektörü Bankasurans ile gelişiyor.

Türkiye banka ve sigorta sektörünün aynı zamanda ilgili devleti aliyenin kıymetli isimlerini bir araya getirerek bankasurans sektörünün ihtiyaçları analiz edip geleceğe taşıyacak Teknoloji ve yöntemlerin konuşulacağı en önemli zirvede konular ve konuşmacılar dikkat çekiyor.

İlki 2015 yılında gerçekleştirilen ve yoğun ilgi gören Dijital bankasurans Türkiye 2015 Zirvesi türkiyede ilk defa düzenlenmişti. Bu sene ikincisi düzenlenecek olan zirveyi AcerPro bilişim teknolojileri şirketi organize ediyor .

AcerPro neden bu etkinliği yapıyor?

AcerPro, 11 yılı aşkın bir süredir, 35 sigorta şirketini 5 bankaya entegre ederek ve bankasurans sektörünün Türkiye’de ve dünyada teknoloji lideri yazılım şirketidir. Bankasurans sektörünü daha da ileri taşımak için yapılacak daha çok şey olduğunun farkına varan AcerPro, bu konuda daha hızlı ve emin adımlarla yol almak amacıyla geçtiğimiz sene Dijital Bankasurans Türkiye konferansını hayata geçirdi. Başbakan Yardımcısı, Ekonomi Bakanlığı, Hazine, TSB, TBB, TSEV, SBM, yurt içinden ve yurt dışından Bankaların ve Sigorta şirketlerinin üst düzey yöneticilerinin davetli ve konuşmacılardan oluşan, bu sene yapılacak zirvede Hazine’nin dijitale bakışından global ve dijital bankasuransa, yeni sigorta ürünlerinden, satış modellerinde oluşan değişikliklere, müşteri istatistiklerinden, modern ve en son teknlojilerin nasıl kullanılacağına dair pek çok konu başlığı konuşulacak.

AcerPro Hakkında

AcerPro, 2005 Yılında kurulmuş, Online sigortacılık konusunda çözümler üreten, YTÜ Teknopark’ ta faaliyetlerini yürüten yazılım firmasıdır. Hali hazırda, Albaraka Türk, Türkiye Finans, Anadolu Bank, Finans Bank ve Vakıf Katılım gibi bankaların Online sigorta platformlarını geliştirmektedir. Sigortacılık konusunda sürekli olarak yeni teknolojiler geliştirip, kullanım alanlarını arttırmayı hedeflemektedir.

2016 yılı itibaren İsviçre’de de faaliyet göstermeye başlayan ve global teknoloji şirketi olan AcerPro, sigorta şirketleri ile bankaların, brokerların ve acentelerin tüketicilerine daha iyi hizmet sunabilmek amacı ile yeni teknolojileri kullanarak ve dijital sigorta platformları ve bankasurans platformları geliştirerek Türkiye’de edindiği bu tecrübeyi yurtdışına da taşımayı hedeflemektedir.

Günümüz koşullarına baktığımızda, tüm dünya ulusları gibi biz de dijital çağı yaşıyoruz. Bu çağa adapte olabilmek için de atılması gereken adımları atmak zorundayız. Dijital evrilmenin en ihtiyaç duyulduğu alanlardan biri de şüphesiz, sigorta sektörü. Bugün insanlar her ihtiyacını, internet aracılığıyla çözümleyebilmektedir. Hal böyle olunca, sigorta sektörü bu gelişmelere kayıtsız kalamazdı. Bu alandaki ihtiyacın farkına varmak ve ihtiyacı giderme noktasında sorumluluk almak ise Acerpro olarak bize düştü.

AcerPro olarak, 2005 yılından bu yana ‘Online Sigortacılık’ üzerine çalışmalarımızı son sürat sürdürüyoruz. İhtiyaçlar, zamanla değişiyor ve artıyor tabi ki… Herşeye internet vasıtasıyla ulaşan insanlar, artık sigorta hizmetlerine dair tüm detaylara da ulaşabilmekte. Biz bu alanın iddialı oyuncularından olarak, SigortaPro, GatewayPro, BankasuransPro gibi ürünler geliştirdik.
SigortaPro ile sigorta aracılarına online, hızlı ve karşılaştırmalı olarak sigorta işlemleri için platform sunuyoruz. GatewayPro; Türkiyedeki tüm sigorta şirketlerinin tüm branştaki ürünlerine geçit sistemi üzerinden tek bir web servis altyapısı ile erişilebilmesine olanak sağlamaktadır. Bu sayede arcı kurumlar teknolojilerini geliştirmek istediğinde daha hızlı , güvenilir ve kolay bir şekilde çalışmalarını yürütebileceklerdir. BankasuransPro ile banka kullanıcıları, saniyeler içerisinde karşılaştırmalı olarak birçok sigorta şirketinden teklif alabilir. BankasuransPro sayesinde operasyonel yük minimuma inmektedir.

AcerPro, Yıldız Teknik Üniversitesi Teknopark bünyesinde ve TUBİTAK ile Arge çalışmaları kapsamında derinlemesine bir çalışma ile sigorta teknolojilerini geliştirmektedir.

Fatih ACER
Bankasurans Teknolojileri Uzmanı

Sigortacılıkta Dijital PR ve Online İtibar Yönetimi

fatih-acer-resimSigorta sektörü, iletişimin en yoğun olduğu sektörlerdendir. Dolayısıyla iletişim ve olası iletişim krizleri açısından da potansiyeli yüksektir. Peki sigorta sektörünün algısını yukarı çekmek ve güven tesis etmek için neler yapılabilir?, sigorta sektörüne karşı oluşan ya da oluşabilecek olumsuz algıyı asgari seviyeye indirmek için hangi adımlar atılmalı? Bu sorulara yanıt aramak ve söz konusu yanıtı sizlerle paylaşmak için, bu ay “Sigortacılıkta dijital PR ve online İtibar Yönetimi” konusuna değineceğiz.

Öncelikle kavramları anlayarak konuya giriş yapalım…

İtibar, Türk Dil Kurumu’na göre “saygınlık” olarak ifade edilse de kavramı tüm boyutlarıyla değerlendirmek gerekmektedir. Dolayısıyla, insanların, kişi ya da kuruluşlar hakkındaki olumlu ya da olumsuz değer yargılarının tümünün bir araya gelmesiyle ortaya çıkan ana yargıya “İtibar” diyebiliriz. Marka, kurum veya kişilerin sosyal ve ekonomik faaliyetlerini doğrudan etkileyen faktörlerden biri olmasının yanı sıra özünde “güven” barındırır.

İtibar Yönetimi ise bir kişi, kurum veya markanın, toplum ve rakipleri nezdindeki algısal değeri ile oluşan, tutum ve yargıları güçlendirmek, etkilemek ve kontrol altında tutmak için yürütülen tüm faaliyetler olarak açıklanabilir.

Olumlu bir itibar oluşturmanın esas olduğu itibar yönetiminde, kurum veya kişinin itibarına gelebilecek her türlü risk ve olumsuzluklarda, belirlenen stratejiler doğrultusunda, mevcut kriz ya da durumdan en az hasarla çıkılmasını sağlayacak manevralar gerçekleştirilmedir.

İtibar yönetimini doğru yapmış olan firmaların satışlarının, rakiplerine göre daima artış eğiliminde olduğunu ve her hangi bir kriz ile karşı karşıya kaldıklarında hedef kitlesi ve toplum nezdinde ki toleransının çok daha yüksek olduğunu unutmayalım.

Sigorta Sektörünün itibarlaşma adımları

“İtibar” kavramını Sigorta sektörü özelinde ele aldığımızda atılması gereken adımları şöyle sıralayabiliriz:

1) Öncelikle kurum kültürü ve imajına uygun mesajları belirlemek elzemdir. Stratejiye uygun mesajlar tasarlamak ve bu noktada müşteri odaklı anlayışı ön plana almak, itibarlı kurum algısı oluşturmanın olmazsa olmazıdır. Verilen mesajların birbiri içerisindeki tutarlılığı da bir diğer önemli husustur. Aksi takdirde itibarın özündeki güven duygusu sarsılabilir. Mesajlar tekrarlanmalı ve süreklilik arz etmelidir. Sigorta sektörünün dinamik yapısı da düşünüldüğünde, tekrar ve süreklilik olayının sağlıklı yürümesi için tam da bu noktada işin içine “dijitalleşme” gerekliliği giriyor. Bu gerekliliğin sonucu olarak da “Dijital PR” ortaya çıkıyor.

2) Önceki yazımda da (Dijitalleşmenin 10 altın kuralı) aktardığım üzere, Dijital PR ve Online İtibar Yönetimi’ni doğru uygulamanın kurallarından biri de, tüm bu süreçleri yürütebilecek bir proje yöneticisinin olması. Böylece, dijitalleşme sürecinin iyi yönetilebilmesi sağlanırken, burada oluşacak aksaklıklar ve olası itibar kaybının önüne geçilecektir.

3) Yine aynı şekilde gelişmiş bir sigorta platformu kullanmak ve acentenizin dijitalizasyon sürecini planlamak, oluşabilecek aksaklıkları ve sonucunda gerçekleşecek olan prestij kaybını önlemek için önemli bir noktadır.

4) Web tabanlı satış ve pazarlama faaliyetleri, mobil teknoloji kullanımı da kurumların itibar sürecine katkı sağlamaktadır. Günümüz koşullarında kolay ulaşılabilir olmak, algılamadaki çıtayı yükseltmektedir. Kısacası, sigorta sektörü gibi dinamik bir sektörde faaliyet gösteren kurumların, tüm birim ve süreçleriyle dijitale evrilmesi, PR ve itibar yönetimi sürecinin en önemli adımıdır. Teknolojinin cepte taşınabilir hale gelmesi, kurumların dijital çağa bir an evvel entegre olmaları için “acil eylem planı çağrısı”dır diyebiliriz.

4) Mesajların kesintiye uğratılmadan sunulmasının yanı sıra bunu hangi kanallar vasıtasıyla yaptığımız da önemli tabi. Geleneksel medyanın (tv, radyo, gazete, dergi vs.) tahtını sosyal medyaya devrettiği günümüzde, mesajların sosyal medya üzerinden aktarılması da bir gereklilik olmuştur. Fakat sosyal medya yönetiminin de özel bir strateji ve plan ile yönetilmesi gerektiği de göz ardı edilmemeli.

5) Online itibar yönetimindeki bir diğer önemli konu ise arama motoru pazarını etkili şekilde kullanmaktır. İnternet pazarının ve sosyal medyanın bu kadar güçlendiği bir dönemde hem mesajlarımızı vermek hem de satışımızı gerçekleştirmek için bu pazarlarda olmamak, hem itibar kaybına hem de satışlarda rakiplerin gerisine düşmeye sebep olacaktır.

Dijitalleşmenin bu denli önemli bir noktaya geldiği günümüzde sigorta sektöründe de acentelerin dijitalleşmeden uzak kalması düşünülemez. Dijitalleşme ile birlikte sigorta sektörü, ürün tasarımı ve üretimi, pazarlama ve kanal yönetimi, operasyon ve satış süreci yönetimi, yeni kanallar ile entegrasyonlar, detaylı raporlama gibi alanlarda yeniden tanımlanıyor. Yeniden tanımlanan sigorta sektöründe acentelerin rakiplerinden geri kalmaması için dijitalleşmeye, dijitalleşen dünya ile dijital PR ve online itibar yönetimine önem vermesi gerekmektedir.

Acentenizin dijitalleşmesi, dijital PR ve online itibar yönetimi ile ilgili sorularınızı yanıtlamaktan memnuniyet duyarım. Aşağıdaki iletişim adreslerinden bana ulaşabilirsiniz.

Web: www.acerpro.com.tr
E-mail: fatih.acer@acerpro.com.tr
Linkedin: https://www.linkedin.com/in/fatih-acer-237b45

Fatih ACER
Bankasurans Teknoloji Uzmanı

Sigortacılık Sektöründe Dijitalleşmenin 10 Altın Kuralı

fatih-acer-resim“Dönüşüm gereklilikten doğar.”

Yeni teknolojiler, yeni dağıtım modelleri, değişen müşteri davranışları ve gittikçe zorlaşan yerel, bölgesel ve küresel regülasyonlar sigorta sektörünü, diğer tüm sektörler gibi değişime zorluyor. İçinde bulunduğumuz dijital çağda hedef kitlenin bir şekilde dikkatini çekebilmemiz, bilgimizle güvenini kazanabilmemiz ve dijital mecralarda rakiplerimizden ayrıştırabiliyor olmamız için dijitalleşme sürecine hakim olmamız gerekiyor. Bunun için de dijital kanallar ve dijital yol haritası doğru stratejilerle belirlenmeli ve ana kurallar çerçevesinde ilerlenmeli.

1-Bir Proje Yöneticiniz Olsun

Dijitalleşme sürecine geçiş esnasında yenilikçi, teknolojiyi bilen, ekip yönetebilen, ekonomist ve sadece bu işe odaklanan bir proje yöneticisine ihtiyaç var.

Proje yöneticisi, hedefi belirleyen, rakiplerden avantajlı özellikleri sunabilen, karlılık analizini yapabilen, reklam bütçelerini oluşturabilen, tüm süreçlere hakim olan bir karaktere sahip olmalı. Aynı zamanda Proje Yöneticisi, altyapı çalışmalarından operasyon süreçlerine, nerede reklam verileceğinden satılabilir ürünler oluşturulmasına, müşteri ilişkilerinden satış operasyonuna kadar tüm süreci aktif olarak yönetebilme özelliklerine sahip olmalı.

2-Gelişmiş Bir Sigorta Platformu Kullanın

Teknoloji geliştikçe, yeni kanallar oluşuyor. Dolayısıyla tüm bu yeni kanallar ile entegre olabilen bir altyapı kullanmak kaçınılmaz oluyor. Bu yüzden Service Oriented bir altyapı olmalı. Service Oriented olmasının en önemli özelliği; web uygulamaları, mobil uygulamalar, çağrı merkezi, muhasebe, affiliate sistemleri, reklam mecraları, sosyal medya, akıllı arabalar, akıllı saatler, kiosklar, akıllı gözlükler ve gelişecek tüm yeni teknolojik cihazlar gibi yeni kanallara kolaylıkla entegre olabilmesidir.

3-Acentenizin Dijitalizasyon Sürecini Planlayın

Acente çalışanları web, mobil, çağrı merkezi, sosyal medya, e-mail , arama motoru ve diğer reklam mecraları gibi tüm kanallardan gelecek olan satışların operasyonlarının hızlandırılacağı, reklamların optimize edileceği, bir platform ile tüm süreçleri bir plan dahilinde dijitalize edebilmeli. Tek bir platformdan karşılaştırmalı teklif alınabilmeli. Tahsilatı ile birlikte poliçeleştirilebilmeli. Zeyil ve yenileme süreçleri aynı platformda yönetilebilmeli.

Potansiyel satışlar, çapraz satışlar ve gelişmiş CRM gibi müşterinin ihtiyaç duyacağı tüm süreçler bu merkezi platformdan yönetilmeli.

Gelişmiş bir raporlama özelliği olmalı. Kanal, şirket, tarih bazında teklif, poliçe, adet prim, komisyon, hasar, hedef ve gerçekleşme raporları alınabilmeli. Şirketler ile mutabakat otomatik olarak yapılabilmeli.

4-Web’den Satış Sürecine Önem Verin

Web’den satış süreci akıllı bir platform üzerinden yürütülmeli. Müşterinin sigorta alanındaki tüm ihtiyaçlarını karşılayabilecek, ona yol gösterecek akıllı bir platform olmalı. Bu platform geliştirilebilir sistemleri içermeli, heryerden ulaşılabilir olmalı ve detaylı ölçümleme sunabilmeli.

İhtiyaçlara yönelik sigorta hizmetleri kapsamında platformu ele alırsak, Platform; hem bireysel müşterilerin hem kurumsal müşterilerin tüm sigorta ihtiyaçlarını tek bir sistem üzerinden eksiksiz sunabilmeli.

Hasar anındaki hizmetlerin kolay ulaşılabilir ve sonuç odaklı sunulabilmesi sigortacılığın asıl amacını ortaya koyar. Buraya kadar platformu en iyi şekilde kurdunuz hatta dünyanın en iyi platformunu geliştirdiniz. Platforma ziyaretçi gelmediği sürece bu platformun faydasından sözetmek ne yazık ki mümkün değil. Bu yüzden mutlaka dijital pazarlama faaliyetlerine önem verilmeli.

5-Mobil Teknolojiyi Kullanın

Artan akıllı telefon ve tablet kullanımı oranları mevcut platformların mobilden kullanımını zorunlu hale getiriyor. Mobil teknolojiler hayatımıza girdikçe işleri yapış şeklimizde haliyle değişiyor. Bu değişim mobil yapıları kullanmamızı zorunlu kılıyor. Mobil cihazların özelliklerinden faydanılanarak hizmetlerin arttırılması, akıllı cihazlarla entegre olunması, mobil kurgulara açık bir yapıya sahip olunması rakiplere karşı üstünlük sağlıyor.

6-Çağrı Merkezi ile Entegre Olun

Çağrı merkezi sistemleri ile sigorta süreçleri entegre bir şekilde ilerlemeli. Süreç içerisinde yer alan tüm aksiyonlar çağrı merkezine iş açabilmeli. Tamamlayıcı ve otomatik çağrılar yapılabilmeli. Müşterinin detayından o müşteriye yapılmış tüm çağrılar görünebilmeli ve kayıt altına alınmalı. Inbound ve outbound aramalar sistemde kayıtlı olmalı. Konusuna hakim, mevzuatlara uygun sigorta satışı uzmanı çağrı merkezi personelleri ile çalışılmalı. Uzman bir ekip istihdam edilmeli ya da profesyonel çağrı merkezi şirketinden hizmet alınmalı.

7-Sosyal Medyayı Etkin ve Planlı Kullanın

Sosyal medyada planlı hareket ederek gerektiği yerde gerektiği gibi aksiyon alınmalı. Sosyal medya kanallarınız her zaman güncel olmalı, içeride bir ekibiniz yoksa mutlaka profesyonel bir ekip ile çalışılmalı. Müşterinin ihtiyaç duyduğu ya da duyacağı sigorta ürünleri sosyal medya kanalları aracılığıyla müşterinin karşısına çıkarılmalı, platforma ya da satışa yönlendirilmeli. Sosyal medyada sigorta uygulamaları geliştirilerek müşterilere daha kolay ve erişilebilir hizmet sunulmalı.

8-E-mail ve SMS Pazarlamaya Önem Verin

Müşterinin sigorta hizmetlerine ihtiyaç duyduğu düzenli e-bültenler çıkarılmalı. Bu e- bültenler satış amaçlı ve bilgilendirme amaçlı olarak ikiye ayrılır.

Müşteriye uygun kurgular belirlenmeli. Bunlar örnek senaryolar içerisinde ele alınmalı.

Poliçe bitimine yakın otomatik olarak müşteriye hatırlatmalar yapılabilmeli. Müşteri akabinde web’den, mobilden veya çağrı merkezinden teklif ve poliçe hizmetini alabilmeli.

Müşteri web’den teklif aldı ancak poliçe almadan çıkış yaptı. Sistem kendisine belirli periyotlarda hatırlatma yapmalı, müşteri tekrar web’e devam etmeli.

Özel günlerde kişiye özel mesajlarla kurumun ve hizmetlerin müşteriler nezdinde akılda kalmasını ve iyi bir izlenim bırakılması sağlanmalı.

9- Arama Motoru Pazarlamanın Avantajlarından Faydalanın

Online Satış Platformunuza ziyaretçi çekmek için arama motoru pazarlamanın avantajlarından faydalanmalısınız. Özellikle en çok aranan sigorta ve sigorta ürünlerini içeren anahtar kelimeler ihtiyaca uygun belirlenmeli. Hedef kitlenin en çok aradığı, kasko, trafik gibi rekabetçi kelimelerde ilk sıralarda çıkmanız, sizi avantajlı hale getirir. Tabi bunun için profesyonel bir destek alarak, doğru bir strateji ile reklam bütçenizi yönetmelisiniz.

Reklam faaliyetleri dışında, doğal arama sonuçlarında daha üst sıralara çıkabilmek üzere yapılacak içeriksel ve teknik optimizasyon çalışmaları ile elde edilen organik trafik arttırılmalı. Bunun için hazırlanan içerikler güncel ve özgün olmalı.

10- Diğer Mecraları Verimli Kullanın

Müşteriyi platformunuza çekecek sigorta ile ilgili içerikler, skype, whatsapp, affiliate, bannerlar, sponsorluklar, basılı mecra, gazete, televizyon, radyo, billboard, dergi, posta gibi diğer mecralarda etkili bir şekilde yayılmalı. Böylece platformunuz her an her yerde hem müşterinizin karşısına çıkar hem de ulaşılabilir olur.

Her geçen gün gelişen teknoloji ile sigorta sektörü yüzünü dijitale çeviriyor. Değişime ayak uydurmak için doğru teknolojiyi kullanmak şart.

Unutmayın ki hayatınız boyunca yapacağınız en büyük yatırım işinize olan yatırımdır. Bu dijitalleşme sürecinde en önemli yatırımlar; altyapıya, ekibe ve reklama yapılan yatırımlar olacaktır. Böylece dijitalleşme süreci sağlam adımlarla gelişip geleceğin kapısı aralanacaktır.

Siz de eğer bu değişimin farkındaysanız ve bu dijitalleşme sürecinin içinde yer almak istiyorsanız, acentinizin dijitalleşme süreçleri ile ilgili sorularınızı yanıtlamaktan memnuniyet duyarım.

Aşağıdaki iletişim adreslerinden bana ulaşabilirsiniz.

Web: www.acerpro.com.tr
E-mail: fatih.acer@acerpro.com.tr
Linkedin: https://www.linkedin.com/in/fatih-acer-237b45

Fatih ACER
Bankasurans Teknoloji Uzmanı

Sigortacılar İtibarlarını Dijital Yönetebilirler mi?

fatih-acer-resimSigorta sektörü, nihai tüketici ile iletişimin en yoğun olduğu sektörlerdendir. Sektörün müşterisi, çok sorgulayıcı ve didikleyici özellikler gösterir. Farklı ürünlerde gösterilmeyen titizlik, sigorta seçerken gösterilir. Hal böyle olunca, bu müşteri profiliyle hayli çetin bir iletişim çabası içerisinde olmak gerekir. Eğer bu iletişim çabasını doğru yönetemezseniz, itibarınızı kaybetme riskiniz çok yüksektir.

İtibar, tanımı yapılmak istendiğinde, tanımı yapmak isteyeni çok zorlayacak bir kavram. Türk Dil Kurumu, itibara tek karşılık vermiş: Saygınlık… Sözlükte adı böyle konulunca, yitirilmesi herkes açısından çok daha korkutucu hale geliyor. Peki, dijital mecraları kullanarak sigorta şirketlerinin itibar tesis etmeleri, hatta itibarlarını korumaları mümkün mü?

Soruyu böyle sorunca, plaza Türkçesiyle tumturaklı yanıtlar yazmamı beklemeyin. Plaza Türkçesinden hiç hazetmem… Ne diyeceğimi Türkçe ve anlaşılır bir dille söylemek isterim.

Klasik medya (Plaza Türkçesinde buna konvansiyonel medya diyorlar), müşteri ile etkileşime izin vermiyor. Sizin, olası müşterilerinizle iletişim kurabilmek için iki yolunuz var:

1- Reklam…

Televizyon, radyo ya da gazete – dergide reklamla müşterinize seslenebilirsiniz.

2- Haber olmak…

Bir şekilde başarınız ya da başarısızlığınız tv, radyo ya da gazeteye haber olur.

Sizi reklam edenlere reklamcı;

sizi mecralara haber edenlere PR’cı deniyor, karikatürize bir anlatımla.

Her iki halde de iletişim tam olarak gerçekleşmiyor. Çünkü reklamınızı kimin gördüğünü, gerçekten görüp görmediğini; reklam verdiğiniz mecranın tüketicilerinin sizinle ilgilenip ilgilenmediklerini bilemiyorsunuz. Zaten olası bir iletişim kriziyle karşılaşmışsanız, o krizi reklamla çözmeniz de mümkün değil.

Haber olmak ise, “parası verilerek yapılan bir şey” değil. Haber olmak için, ilgili mecranın sizi haber yapmaya değer bulması gerekiyor. Bu durumda sizin öncelikleriniz, doğrularınız ile sizi haber yapacak kurumun tercihleri asla çakışmıyor. Diyelim bir iletişim krizi yaşadınız. Sizi haber yapan mecra sizi gıyabınızda yargılayıp, infaz edebiliyor. Yanıtınızı haberleştirmeye bile gerek duymuyor.

Klasik mecralarda ipler, sizin değil, başkalarının elinde.

Anacak dijital mecralarda, durum bunun tam tersine.

Web siteniz, sizin gazeteniz ya da tv’niz.

Facebook, instagram, Twitter gibi sosyal mecralardaki hesaplarınız ise, sizin basın sözcüleriniz; halka ilişkilercileriniz.

Bu mecralarda neyi nasıl söyleyeceğinize doğrudan siz karar veriyorsunuz. İpler tamamen sizin elinizde…

Eğer dijital yapılanmanızı bu mantıkla kurmuş; çok sayıda takipçi kazanmış; müşterilerinizle aracısız bir iletişim dili yaratmışsanız, ne mutlu size…

Başarı kapıları ardına kadar açık demektir…

Fatih ACER
Bankasurans Teknoloji Uzmanı

Sigorta Sektörü Sosyal Medyanın Neresinde?

fatih-acer-resimTüm sektörlerde olduğu gibi sigorta sektörü de dijital evrilme yaşıyor. Gelişen teknoloji, bilgisayar, telefon ve tableti insan yaşamının vazgeçilmez bir öğesi haline getirirken, insanlar da tüm yaşamsal faaliyetlerini mevcut teknolojinin gücünden faydalanarak yerine getiriyorlar. Peki, sigorta şirketleri açısından durum nasıl? Mal ve can varlığını korumaya yönelik hizmet satışı yapan firma ve acentelerin, teknoloji ile organik bağ kurması mümkün mü? Bu ayki yazımın ana çerçevesini bu konu oluşturuyor…

Dijital evrenin aktif oyuncusu haline gelen bireyler, tüm ihtiyaçlarını internet ve sosyal medya kullanarak karşılama gayreti içerisinde… Günümüzde, sosyal medya, bireylerin yaşamında ciddi bir yönlendirici. Akıllı telefonlar ve tabletlerle birlikte, söz konusu etkileşim inanılmaz boyutlara ulaştı. Sosyal medyayı kuruma entegre etmek isteyen şirketlerin, çalışanlarını bu doğrultuda eğitmesi, sosyal medyanın stratejik planlamaya dahil edilmesi ve sosyal medyanın şirket kültür ve değerlerinin bir parçası olması gerektiğinin altını çizmek gerekiyor.

Konuyu sigorta şirketleri ve acenteler özelinde değerlendirmek ve “Şirketlerin yönetmesi gereken en önemli alan haline gelen sosyal medyayı, sigorta sektörü nasıl kurguluyor ve kullanıyor?” sorusuna yanıt vermek amacıyla bu ay, bu konuyu ele aldım.

Türkiye Sigorta Birliği’nin Kasım 2014 prim üretimi sıralamasına göre sigorta sektöründeki ilk 20 yirmi şirketin toplam Facebook takipçisi 1 milyon 615 bin 884 iken, Twitter takipçi sayısı 71 bin 846 civarında…

Bu büyük bir rakam değil elbette… Bazı bankaların tek başına, bundan daha fazla ya da buna yakın takipçi sayıları olduğunu söylemek yanlış olmaz. Tabi olaya yalnızca niceliksel açıdan bakmak da doğru değil. Sosyal medyayı aktif hale getirmek, yani etkileşimi artırarak yol almak, daha nitelikli bir kitleye ulaşmak demek. Ülkemizde sigorta bilincinin düşük olduğu gerçeğinden yola çıktığımızda, mevcut bilinci öteye taşımak için yatırım yapılması gereken yegane alan, sosyal medya…

Sigorta sektöründe en fazla prim üreten şirketin, sosyal medya alanında aktif olması da tesadüf değil elbette. Diğer şirketlerin sosyal medya aktivitelerine göz atacak olursak; internet sitesinden twitter hesabına link verip, twitter hesabını korumalı olarak kullanan bir sigorta şirketi de var. Facebook sayfası kullanmayan bir şirket, “bizi burada görmek isteyen çok kişi var” diyerek yakın zamanda sayfa oluşturdu. Bir diğer sigorta şirketi, sosyal medya hesaplarını kurumsal internet sitesinde paylaşmamayı tercih ediyor. Aynı bankaya bağlı bir sigorta ve bir emeklilik şirketi ise sosyal medyayı hiç kullanmıyor. Sigorta şirketlerinin sosyal medyada yaptığı paylaşımların yüzde 80 ′inden fazlası fotoğraf olarak yapılıyor. Video paylaşımları da var. Günümüzde videonun ne kadar önemli olduğunu düşünürsek, bu paylaşımların artması, fotoğraf ve diğer paylaşımlarının yanında video paylaşan şirketlerin farklılaşmasını ve daha fazla etkileşim rakamlarına ulaşmalarını sağlayacaktır.

Ülkemizde en fazla prim üretimi yapan 7 sigorta şirketinin sosyal medya üzerindeki yarışını ise şu şekilde:

Online sigortacılık ile dijital alanda varlığını ispat etmek isteyen sigorta şirketi ve acenteler, hem müşterileri için daha kolay ulaşılır olmayı hem de günümüz teknolojisini verimli kullanmayı ilke ediniyor. Sigortacılığın ana unsuru ve konusu olan “insan”, sosyal medyanın da aktif oyuncusu konumunda. Dolayısıyla hedef kitleye dokunmak, klavyenin tuşlarına dokunmak kadar kolay…

Fatih ACER
Bankasurans Teknoloji Uzmanı