Dijital Dünyanın Sigortacılığa Etkisi

B-gokhanHerkese tekrar merhaba, bu ay yazımızı 2016 yılı verileri ile harmanlamaya çalıştığımız Dijital Dünyanın Sigortacılığa etkisi başlığında irdelemeye çalışacağız.

Pwc’nin hem geçmiş dönem verileri hem de 2020’ ye kadar yaptığı öngörüleri incelediğimizde oldukça çarpıcı ve önemli bazı bilgilere ulaşıyoruz:

Günümüz sigortacılığında müşterilerle gittikçe daha fazla dijital iletişim kurmak, hem dikkat çekmek hem de ürün ve hizmetlerin öne çıkmasını sağlamak için kritik öneme sahip. Genel sigorta tüketicilerinin %70’i, artık ürün veya hizmetleri satın almadan önce araştırma yapmak için dijital bir platformdan (ürün karşılaştırma web siteleri, sigorta siteleri ve sosyal medya) yararlanıyor,

Aynı zamanda sigorta poliçesi satın alan müşterilerin %25’i internet üzerinden (internet cihazlarını veya mobil cihazları kullanarak) satın alma işlemini gerçekleştiriyor. Bununla birlikte, sosyal medya ve internet karşılaştırma siteleri sayesinde, müşterilerin ürün ve hizmetleri keşfetme ve karşılaştırma kabiliyetleri gittikçe gelişiyor,

Ankete katılan ve en az bir sigorta poliçesi almış kişilerin yaklaşık %65’ i sigortacılarına kendilerine en uygun hizmeti (daha geniş teminat daha ucuz prim) sağlamaları karşılığında kendileriyle ve yaşam tarzlarıyla ilgili daha fazla bilgi sunmaya hazır olduğunu gösteriyor,

Yine ankete katılanların yaklaşık %70’ i poliçe satın aldığı şirketten farklı bir sigorta şirketinin aplikasyonunu download etmeye gönüllü olduğunu gösteriyor.

Araştırma bu şekilde uzayıp gitmekle birlikte başta Avrupa ülkeleri olmak üzere neredeyse tüm Dünyanın dijitalleşme konusunda kat ettiği yolu gösteriyor. Bundan sonra bu yolun daha hızlı kat edileceği de aşikâr.

Türkiye’ de durum buna benzer ve Y kuşağı ve sonrasında gelişen dijital kuşağın da bu yolda ilerliyor olması bize önemli argünamlar sunuyor. Hazır konusu gelmişken Türkiye’ nin nüfusunun 2015 itibari ile 78 milyon 741 bin olduğu ve bu nüfusun içerisinde genç olarak adlandırabileceğimiz (15 – 24 yaş) yaklaşık 13 milyon kişi olduğu (%16,5) göz önüne alındığında teknolojiyi çok fazla kullanan bu kesimin geleceğin sigortacılığına da ışık tutacağı da tartışmasız bir şekilde karşımıza çıkmaktadır…

Biz sigortacılara düşen en önemli görevlerden bir tanesi de bu genç kuşağa oturdukları yerden tüm sorularına yanıt verebilecek ve akıllarında en ufak bir soru işareti bile bırakmayacak uygulamaları hazırlamak ve onları mümkün olduğunda doğru anlamak şeklinde olmalıdır. Hemen altta yer alan resme sadece dikkatli bakmayıp aynı zamanda dikkatli bir şekilde anlamaya da ihtiyacımız var:

dijital-dunyanin-sigortaciliga-etkisi

Dijital ile kalmaya devam edin…

Aralık 2016

GÖKHAN CAVKAYTAR

Android & İos işletim sistemleri ve sigortacılık sektörü

Değerli Dijital Tutkunları,

B-gokhanBu ayki yazımızda öncelikle Android işletim sisteminden sonrasında ise iOS işletim sisteminden bahsedip sigortacılık sektörüne küçük bir dokunuş yapacağız.

Öncelikle kafanızdaki soru işaretlerini ortadan kaldırmaya çalışayım: Dünya’ da en çok kullanılan 2 işletim sistemini karşılaştırıyorum çünkü Windows Phone bu iki işletim sisteminin çok gerisinde kaldı. Gelin hep birlikte her iki sisteminden tanımından, özelliklerinden ve karşılatırmalarından bahsedelim;

Android daha açık bir sistematiğe sahiptir, bu da her uygulamaya kolayca ulaşılabilmesini sağlamaktadır. Andorid sistem uygulama mağazası olarak Google Play’i kullanmaktadır. Kullanım kolaylığı ve arayüz konusunda Android işletim sistemi biraz karışıktır. Google Play, 2015 sonu itibari ile 400 bin civarı uygulama sayısına sahip dev bir markettir ve bu markette birçok uygulamayı bulmak mümkündür. Şu an bu yazı yazılırken bile en az 5 yeni uygulama daha sisteme dahil olmuş olabilir. Android bir cihaz bilgisayara bağlandığında USB görevi görmekte ve dosyalar kolaylıkla aktarılmaktadır. Ayrıca özel yazılım ve işletim sistemi modları ile istediğiniz özelleştirmeleri yapabilirsiniz.

iOS ise kapalı bir sistemdir. Bu da güvenlik bakımından oldukça güvenilir olduğu anlamına gelmektedir. iOS günümüzde kullanımı en kolay mobil işletim sistemi durumundadır. Apple Store düzenli bir online yazılım mağazası haline gelip milyonlarca kullanıcıya ulaşan ilk şirkettir. Bu alanda ilk olması sebebiyle geniş bir uygulama ağına sahiptir. Dünya çapında 2015 sonu itibari ile 500 binden fazla uygulamasıyla beraber kullanıcılara geniş seçenek sunmaktadır. Telefonunuzu iTunes olmayan bir bilgisayara bağladığınız zaman içindeki fotoğrafları alabilirsiniz, fakat yine güvenlik sebebiyle bu klasöre hiçbir dosya kopyalayamazsınız. Her yıl düzenli olarak iOS güncellemesi yayınlanmaktadır. Bu güncelleme birbirinden fazla yenilikler içermektedir. Son yapılan iOS güncellemesi telefona 200’den fazla yenilik getirmiştir.
Sonuç olarak kolay, kullanışlı bir işletim sistemi istiyorsanız İOS tam size göre. Teknoloji ile yakından ilgileniyorsanız Android size daha uygun olabilir…
Peki kısaca Türk sigortacılık sektöründe hangi işletim sistemi daha fazla kullanılıyor derseniz hemen cevaplamaya çalışayım; bugün Android marketi Play Store’ a girdim ve ‘sigorta’ kelimesini yazdım bakın aşağıda sıralandığı şekli ile karşıma neler çıktı:
-Sigorta Asistanı, SB Mobil, SSK Sorgulama Servisi, Allianz’ ım, Kolayla, SigortaBird vs
Peki iOS de ne çıktı derseniz:
-SB Mobil, Sigorta Mobil, Sigorta Haber, Sigortam Cepte, HDI Sigorta vs
Ne dersiniz? Hayal ettiklerinizden çok daha azı mı karşınızda acaba? Yada bu uygulamalar herşeyi ile hazır mı? Bir sonraki yazımızda belki de bunu biraz irdeleriz ne dersiniz?
Dijital ile kalmanız dileği ile…

GÖKHAN CAVKAYTAR

4.5G ve Sonrası

Değerli Dijital Tutkunları,

B-gokhanBir önceki yazımızda Google dan bahsetmiş ve Google ın nasıl dünyanın en büyük devlerinden birisi haline geldiğini ilk ağızdan yani eski CEO’ su Eric Schmidt ve Kıdemli Başkan Yardımcısı Jonathan Rosenberg tarafından anlatılan “Google Nasıl Yönetiliyor” adlı kitaptan birkaç alıntı yapmış ve Dijital bir şirketin nasıl başarılı olabildiği bilgisini de paylaşmıştık.

Gelin bugün yazımıza ufak birkaç nokta ilave ederek ve bu ayın en büyük gündemi olan 4.5 G verileri ile tamamlayalım:

Kitabın 100.sayfasında çok dikkat çekici ve atlanmaması gereken bazı bilgiler var:

  • Küresel telefon ağının 150 milyon telefona ulaşması için 87 yıl geçmiş olması,
  • Günümüzde ise platformların, milyarlarca insanı çok daha kısa bir sürede destekleyebilecek kadar güçlü bir hal alması,
  • İnsanların birbirini bulduğu bir sosyal ağ olarak dünyaya yayılan ancak sonrasında bir uygulama platformu haline gelen Facebook un, sekizinci yaşını kutladıktan kısa bir süre sonra 1 milyar kullanıcıya ulaşması,
  • Mobil işletim sistemi Android in, beşinci yılında 1 milyar aktif cihaza ulaşması,
  • Mali analistler her daim karlılığını sorguluyor olsa da Amazon un sürekli büyümeye odaklanması ve şu an perakende, medya ve bilişim gibi en az üç farklı sektörde dünyanın en güçlü şirketlerinden biri haline gelmiş olması.

Eskiden teknoloji hakkında 10 yıl önce diye konuşurken günümüzde geçen yıl diye konuştuğumuz zamanlar bile giderek azalmaya başladı. Teknoloji o kadar hızlı ve sürekli kendini geliştirir boyutlara ulaştı ki bazen takip etmek bile imkansız hale gelebiliyor.

Sigortacılık tarafında bu hıza ayak uydurmak için şirketler artık ‘dijital sigortacılık’ bölümleri kurmaya başladı; hatta büyük ölçekli bir sigorta şirketi sırf bu iş için Genel Müdür Yardımcısı atadı. Sektörün tüm paydaşlarının müşterinin hayatını kolaylaştıracak bu adımları atması elbetteki bizi daha büyük başarılara taşıyacaktır…

Gelelim 4.5 G’ ye.. Teknolojiye ilgi duyan ve bilgiye çabuk ulaşmak isteyen herkes gibi ben de 1 Nisan gecesi saat:00.01’ i heyecanla bekledim ve kullandığım operatörün saat: 00.30’ da LTE’ ye geçmesi ile telefonumda internet testleri yaptım.

Wi-Fi’ da Download hızı 11.80 Mbps iken LTE’ de 73.16 Mbp soldu,
Wi-Fi’ da Upload hızı 0.86 Mbps iken LTE’ de 39.52 Mbps oldu.

Dikkat ederseniz Wi-Fi ile LTE arasında internet hızı download da 6 kattan fazla, upload da ise yaklaşık 39 kat daha hızlı. 1 Nisan öncesi mi? İsterseniz o hızdan (3G) hiç bahsetmeyelim bile.

Bu hız umarız hayatımızın en önemli parçalarından olan bilgiye kolay ulaşım ve hızlı üretkenlik konusunda hepimizin önünü açar.

Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere dijital ile kalmanız dileği ile…

GÖKHAN CAVKAYTAR

Dünya devi Google dijitalde nasıl bu kadar başarılı olabildi?

Evet, daha önceki yazılarımızda 2020’ ye kadar Dijital sigortacılık konusunda bizleri neler beklediğini rakamlar  ile ortaya koymaya çalışmıştık. Bu yazımızda da o rakamları destekleyen birkaç bilgiyi sizler ile paylaşıp Google ile ilgili çok faydalı olduğuna inandığım bilgilerden bahsedeceğim.

Global e-ticaretin tüm dünya genelinde toplam ticaret içindeki oranı %10,4 olarak ölçümleniyor, ülkemizde ise bu oran %1,3 . Yani e-ticaret için gidilecek yol çok açık. Bu veri sigortacılığı da olumlu yönde etkileyecektir.

İnternet kullanımı ile ilgili yeni edindiğimiz bilgiler ise hem on line alışveriş hem de dijital sigortacılık açısından bizleri yine sevindirecek ve cesaretlendirecek boyutta. Ülkemizde hali hazırda her 100 evden 49’unda internet kullanıldığı ve bu 49 evin e-ticaret tercih oranları %27 olarak ölçümlenmiş. Bir başka ifadeyle her 4 internet kullanıcısından 1 ‘i on line alışveriş yapıyor. Artık büyük marketlere gidip alışveriş yapmaktansa internetten seçerek kapıya gelmesini bekleyenlerden birisi de benim.

Biz dönelim Google a ve konuyu başka bir boyuta taşımaya çalışalım;

Google ın nasıl dünyanın en büyük devlerinden birisi haline geldiğini ilk ağızdan yani eski CEO’ su Eric Schmidt ve Kıdemli Başkan Yardımcısı Jonathan Rosenberg tarafından anlatan “Google Nasıl Yönetiliyor”  adlı kitaptan birkaç alıntı yaparak Dijital bir şirketin nasıl başarılı olabildiği bilgisini de paylaşmak isterim:

  • Google’ ı bilgisayar merkezli bir marka değil; mobil odaklı bir dünya haline getirmeye çalışmaları,
  • Google Glass’ ın ilk prototipini yalnızca 90 dakika gibi bir sürede çıkarmaları,
  • Üretken akılların şirket kültürünü oluşturmada en öncelikli sırayı almaları,
  • Google AdWords’ un nasıl multi-milyar dolarlık bir iş haline geldiği, (kitabın 44. ve 45. Sayfaları özellikle ilginizi çekecektir)
  • Büyük sorunları alışılmamış şekillerde çözecek teknik bilgiye güven; gelire değil, büyümeye göre kendini hazırla ve harika ürünlerin pazarı herkes için geliştirmesine izin ver,

 

Bir sonraki yazımızda Google ile ilgili ilginizi çekebilecek bilgiler vermeye devam edeceğim.

Dijital ile kalmaya devam edin…

 

Şubat 2016

GÖKHAN CAVKAYTAR

2020’ye Doğru Dijital Sigortacılık

Herkese merhaba,

Öncelikle tüm sigorta sektörü ve paydaşları ile dijitale ilgi duyan herkesin mutlu, sağlıklı ve başarılı bir 2016 yılı geçirmesini diliyorum.

Bu ayki yazımız Ericsson’ un son yayınladığı mobilite raporunu biraz daha irdelemek şeklinde olacak. Evet, bir önceki yazımızda 2020’ ye kadar Dünya nüfusunun yüzde 70’ inin akıllı telefon kullanacağından bahsetmiştik. Daha geniş bir ifade ile akıllı telefon kullanıcı sayısının 2020 yılına kadar iki katından fazlaya çıkarak 6,1 milyara ulaşması tahmin ediliyor. Ayrıca bu yeni kullanıcıların neredeyse yüzde 80’ i Asya Pasifik, Ortadoğu ve Afrika’ dan gelecek.

Rapora göre 2020’ye kadar mobil veri trafiğinin yüzde 80’i akıllı telefonlar üzerinden gerçekleşecek. Kuzey Amerika ve Avrupa ise akıllı telefon başına en yüksek veri kullanımına sahip olmaya devam edecek. 2020’ye kadar, mobil video trafiği her yıl yüzde 55 büyüyecek ve veri trafiğinin yaklaşık yüzde 60’ını oluşturacak.

Peki Türkiye’ de durum nasıl? Hep birlikte bakalım:

Türkiye ‘de her iki kişiden biri internet kullanıyor ve ülkemiz genç nüfus yoğunluğu, kişisel harcamaların artması , kredi kartı sahiplik oranları e- ticaretin %35‘ in üzerinde büyümesini sağlıyor.

2014 yılında e-ticaret ekonomisi Türkiye’ de 50 milyar TL ‘ye ulaştı, yani oransal olarak Amerika ve Avrupa’ya göre  2 kat daha hızlı büyüdük.

Önümüzdeki yıllarda e-ticaret hacminde hali hazırda 520 TL olan ortalama sepet tutarımız, 1600 TL’ ye ulaşacak. Bu süre içinde teknoloji yatırımlarıyla birlikte dijital ve mobil strateji oluşturan, buna göre iletişim faaliyetlerini planlayan markaların kazanacağı çok açık.

Bütün bu veriler biz sigortacıları çok kritik bir 5 yılın beklediğini gösteriyor. Bir yandan internet ve teknolojiye olan yakınlığı ile z kuşağının satın alma tercihleri ve alışkanlıklarını iyi anlamaya çalışmalıyız, bir yandan da online sigorta platformlarını zahmetsiz, kolay anlaşılır ve fiber hızlı hale getirmeliyiz.

2020 yılı için hazırlanmış ve sigortacılığın bundan sonraki süreçte nasıl yapılacağının kurgulandığı çok güzel bir video var. Aşağıda linkini sizler ile paylaşıyor ve video ile ilgili yorumlarınızı sizlere bırakıyorum. İnanın yaklaşık 7 dakika süren bu video izlediğinize değecek.

Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere dijital sigortacılık ile kalın…

 

GÖKHAN CAVKAYTAR

Dijital Sigortacılık ve Sosyal Medya

Sosyal Medya ve Ditijal Dünya ile ilgili yaşanan gelişmeler bugünlerde en çok araştırılan ve tartışılan konuların başında geliyor. Biz de sigortacılar olarak bu tartışmaların dijital sigortacılık alanı ile oldukça hareketli zamanlar geçiriyoruz. Önce kısaca Sosyal Medyanın tanımı yapmalıyız belki de: Sosyal Medya, kişinin kendisinin ürettiği içeriği, yayınladığı ve paylaştığı her türlü platformun genel adı olarak karşımıza çıkıyor. Sosyal Medya ile klasik medyanın en dikkat çekici farkı, sosyal medyada karşılıklı bir iletişimin söz konusu olmasıdır. Yani kişilerin birbirleri ile, kurumların kişilerle doğrudan iletişim kurabildiği ve geri dönüş alabildiği bir platformdur.

Sosyal Medyanın en büyük avantajlarından birisi küçük maliyetler ile büyük kitlelere ulaşabilmesidir. Tabii burada hedef kitle ve potansiyel müşteriler ile doğru ve sağlıklı bir iletişimin kurulması gerçeğini de göz ardı etmemek gerekiyor. 2015 yılı içerisinde yapılan bir araştırmaya göre Dünya nüfusunun %35′ i interneti %26′ sı ise sosyal ağları kullanıyor ve Dünya’ da internet kullanıcısı oranı 2010 yılından beri 2 katına çıkmış durumda. Bu veri bile önümüzdeki 5 yıl içerisinde internet kullanım oranının hangi noktalara geleceğini göstermesi bakımından oldukça çarpıcı sonuçlar içeriyor.

Türkiye’de de internet kullanımının her geçen gün arttığını söylersek sanırım yanılmamış oluruz. Toplam nüfusun %45′ i internet kullanmakta olup; facebook kullanımında da Dünya’ da 6.sırada olduğumuzu öğrenmek de ayrıca ilginç bir haber olarak karşımıza çıkıyor. Peki bu rakamların sigortacılık sektörüne nasıl yansıyacağını birlikte tahmin etmeye çalışalım: Türkiye’de sigorta sektörünün 2023’te hayat dışı sigortalarda 4 kat büyümesi ve 63 milyar TL’ye ulaşacağı beklentisinden hareketle sosyal medyanın hergün çığ gibi büyümekte olduğunu ve gerek sigorta şirketlerinin gerekse bankaların buna hızlıca ayak uydurma zorunluluğunu da göz ardı etmemeliyiz diye düşünüyorum.

Ericsson’ un son yayınladığı mobilite raporunu da dikkatle incelemenizi öneririm. Gelişmiş mobil teknolojinin 2020′ ye kadar tüm Dünya’ da yaygınlaşacağı ve nüfusun %70′ inin akıllı telefon kullanacağı gerçeğinden hareketle hem internet hem de akıllı telefonlar gibi günlük hayatımızın vazgeçilmezi olmuş ve müşteriye en kolay şekilde dokunabileceğimiz mecraları da daha efektif kullanmamız gereği kaçınılmaz hale geliyor.

Bir sonraki yazımızda bu konuyu biraz daha detaylı olarak inceleyebilmeyi ümid ediyorum. Hepinize şimdiden dijitalle dolu bol yenilikçi günler dilerim…

 

GÖKHAN CAVKAYTAR

Türkiye’de Bankasurans Anlayışı Değişiyor mu?

“Türkiye’ de Bankasürans Anlayışı değişiyor mu?”

B-gokhanTürkiye’ de Bankasürans anlayışı değişiyor mu? Bu soruyu dün ilk kez kendime sordum ve bunun nedeni ise AcerPro liderliğinde düzenlenen “Dijital Bankasurans Türkiye 2015 zirvesi” idi.

Zirvenin kurgusu ve neredeyse sıfır hata ile yapılan organizasyona bir de doyurucu bilgiler ve tartışmaya açık bir ortam eklenince katılımcıların çok keyif aldığını rahatlıkla söyleyebilirim. Toplantı sonrasında görüştüğüm sigorta ve bankacılık sektörünün önemli yöneticilerinin de benimle aynı fikirde olduğunu görmek; AcerPro nun aslında ne kadar büyük bir iş başardığının da açık bir kanıtı bence. Peki AcerPro tam olarak ne yapmış?

Bankaların hayatını inanılmaz derecede kolaylaştırmış; operasyon maliyetlerini azaltmış, banka dağıtım kanallarının sigorta poliçe satış süreçlerini neredeyse saniyelere indirmiş, çoklu acentelikleri olan bankalar için bir ekrandan öbür ekrana dönüp durmadan müşterilere bol alternatifli ürünler sunmayı başarmış ve hepsinden önemlisi de müşteri odaklı yaklaşımı ile bankasuransa yeni bir soluk ve inovasyon getirmiş.

Türkiye’ deki genç nüfus ve yeni kuşak çalışanlar dikkate alındığında her kurumun dijitale çok önemli yatırımlar yapması gerektiği günümüzde; AcerPro’ nun da bu konuda bir çok şirketin önünde olduğunu görmek de bizleri önümüzdeki dönem için daha çok heyecanlandırdı ve umutlandırdı. Önce Müşteri diyen tüm bankaların ve sigorta şirketlerinin şapkalarını önüne koyup düşünme zamanı tam da bugün işte. Hatta yarın bile değil….

Bu fırsatı kaçırmamak için toplantıda görüşülen tüm konuların üzerinde hassasiyetle durulması gerekiyor. Bankasüransın bundan sonraki en önemli gündem maddelerinden birisi de zirve de tartışıldığı üzere “Dijital Yol Haritası ve yeni nesil müşterileri anlamak” olacak. Çok ses getiren bu zirvenin her yıl tekrarlanacak olması da ayrıca güzel bir haber bence.

Bundan sonraki her zirve için farklı konuları tartışmaya açmak ve bankasüransın geleceğine yön verebilmek ümidi ile AcerPro ekibine ve Sn.Fatih Acer’ e bu yolculuklarında sonsuz başarılar diliyorum…

 

GÖKHAN CAVKAYTAR