Dijital Bankasürans Türkiye Ve Global Zirvesi

Dijital Bankasürans Türkiye Ve Global Zirvesi

Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği Başkanı Ülger:- (Trafik sigorta fiyatlarının yüksek olması) “Bu sorunu çözme görevi bizim. Yasal düzenlemenin önemini vurguluyorum. Bu sayede bir istikrara kavuşacağına inanıyoruz.”

İSTANBUL (AA) – Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği Başkanı Ramazan Ülger, zorunlu trafik sigorta fiyatlarının yüksek olmasına ilişkin, “Bu sorunu çözme görevi bizim. Yasal düzenlemenin önemini vurguluyorum. Bu sayede bir istikrara kavuşacağına inanıyoruz.” dedi.

Ülger, Dijital Bankasurans Türkiye ve Global Zirvesi’ndeki konuşmasında, sektöre ilişkin sayısal verilere değinerek, “Türkiye’de toplam 63 sigorta şirketi var. Sigortacılık sektöründe uluslararası ortaklı şirket oranı yüzde 72. Teknoloji olarak dünyada kullanılan teknolojileri kullanıyoruz. 19 bin kişi sigorta şirketlerinde çalışıyor. Eksper, acente ve broker ve yanlarında çalışanlar dikkate alındığında 75 binden fazla kişi çalışıyor. Bireysel emeklilik sisteminden 6,5 milyonu aşkın katılımcı var. 2015 itibariyle 38,2 milyon kasko, yangın gibi hayat dışı sigorta poliçesi var. 3,1 milyon hayat sigorta poliçesi var. 15,4 milyon trafik sigortası poliçesi var. Üstlenilen tazminatlara gelirsek sigortalılarımıza 2015 yılında 17,4 milyar nakit hasar ödemesi yaptık.” bilgilerini aktardı.

Trafik sigortası fiyatlarına da değinen Ülger, Türkiye’de 16 milyonu ilgilendiren bu konuya herkesin kendi cephesinden baktığının altını çizerek, “Fiyatlar yüksek deniyor. Ama kimse niye yüksek diye sormuyor. Uzun vadede bunları çözmediğimiz sürece bu kangren devam edecek.” ifadesini kullandı.

Ülger, Türkiye’de kaza oranlarının yüksekliğine değinerek, Türkiye’de 1 milyon 200 bin trafik kaza olduğunu, bu kazalarda kaza anında 4 bin, kazadan sonraki bir ayda ise 7 bin 500 kişinin öldüğünü bildirdi.

12 bin kişin de kazalarda sakatlandığını belirten Ülger, “Bu istatistik dünya ortalamasının 2 katı. 1 milyon 200 bin kazanın 900 bininin bizde kaydı var. Anlaşmalı tutanak dediğimiz tutanağın bizde kayıtları var. Bu tutanak artık elektronik ortamda yapılabiliyor. 900 binin içinde yaralanmalı kazalar yok. Yaralanmalı ve ölümlü kazalarda polis tutanak tutuyor.” diye konuştu.

Ülger, trafik sigortacılığı branşının dünyada da hep zarar ettiğini bildirerek, “Ama bu zarar diğer branşlarla finanse edilir. Geldiğimiz noktada finanse edilemez hale geldi. Fiyat artışının arkasındaki sebep bu zarardır. Mevzuat boşluklarının mahkeme kararlarıyla genişletilmesiyle ve bunun ticari meta haline dönüşmesiyle bu zararlar ortaya çıktı. Biz bir finansal kuruluşuz, hep sermaye koyan bir sektörüz. 2016 nisan ayında bizim sorunlarımızı giderecek, belirsizlikleri ortaya koyan bir yasa çıktı. Bu yasanın uygulanmasıyla sektörün normale döneceğini düşünüyoruz.” ifadelerini kullandı.

– “SGK’nın ne kadar harcadığının bir kaydı, şeffaflık yok”

Başkan Ülger, poliçe tutarlarının artmasında hastane giderlerinin etkili olduğunu vurgulayarak, “Trafik sigortasında maddi hasarları, ticari giderleri ve sürekli sakatlık, ölüm durumlarında destekten yoksun kalma tazminatı ödüyoruz. Geçmişte hasta giderlerini trafik poliçesi kapsamında ödüyorduk. Fakat kamu hastaneleri bu giderleri bizden isteme yetkilerini kaybettiler. Takip edip de tedavi bedelini isteyemiyorlar. Bir kanun çıkardılar, sigorta primlerinin yüzde 10’una el koydular. Aldığımız primin yüzde 10’unu Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) aktarıyoruz. Ama SGK’nın ne kadar harcadığının bir kaydı, şeffaflık yok. Sonuçta biz de bunu vatandaştan alıp SGK’ya veriyoruz. Bu bir maliyet unsuru. Burada maliyet kaçsa onu alsınlar. ” şeklinde konuştu.

Mahkeme kararlarıyla geriye dönük tazminat ödediklerini kaydeden Ülger, zararların artma sebeplerinden birinin de bedeni hasar oranlarının artması olduğunu ve bu oranın artmaya devam edeceğini bildirdi.

Ülger, sigortacılık sektöründeki gelecek öngörülerine de değinerek, şunları söyledi:

“Sektör bu işten zarar ediyor. Tüm taraflar mutsuz. Sigorta şirketleri zarar ettiği için mutsuz. Poliçeyi alan vatandaş mutsuz, poliçe fiyatları artıyor. Bu işe aracılık eden dağıtım kanalları da mutsuz. Tek mutlu olan bu sistemin boşluklarından yararlanıp para kazananlar. Bu sorunu çözme görevi bizim. Yasal düzenlemenin önemini vurguluyorum. Bu sayede bir istikrara kavuşacağına inanıyoruz.”

– “Ülkemizde emeklilerin çoğunluğu çalışmaya devam ediyor. Gençler işsiz kalıyor”

Bireysel Emeklilik Sistemi’ne (BES) de değinen Ülger, çıkarılan kanunun 45 yaş altındaki herkesi kapsadığını ve bu kanunda dünyadan farklı olarak işveren katkısı olmadığını söyledi.

Ülger, BES’e katılımın zorunlu olmadığını belirterek, şunları kaydetti:

“Sistem otomatik olarak çalışanları bireysel emeklilik sistemine üye yapacak. Kişilerin 2 ay sonra çıkma hakkı var. Bu sistemi teşvik eden önemli unsurlardan biri yüzde 25 devlet katkısı. Mevcut bireysel emeklilik sisteminden farklı olarak bin TL hoşgeldin ücreti var. 2 ay içinde çıkmaz sistem içinde kalırsanız size bin TL veriliyor. Emekli olunca mevcut birikiminizi toplu almak yerine yıllara yayarak 10 yıl boyunca sistemde tutarsanız devlet size yüzde 5 para veriyor. Ülkemizde emeklilerin geliri yetersiz. Ülkemizde emeklilerin çoğunluğu çalışmaya devam ediyor. Gençler işsiz kalıyor. BES gibi sistemler emeklilerin ekonomik sistemden çıkıp gençlerin çalışmasına destek olacak sistemlerdir.”

– “Türkiye halkı darbelere karşı sigortalıdır”

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Aktay da Türkiye’nin bölgede iddiasını sosyal ve ekonomik olarak sürdüren bir ülke olduğunu vurgulayarak, “Türkiye, 79 milyon dinamik nüfusuyla her bakımdan uluslararası yatırımlarda ilgi odağı olmaktadır. Türkiye ekonomik olarak AB’nin pek çok ülkesinden çok daha iyi olduğu halde, halen AB’nin mağduru olduğu bir gerçek. Bunların en büyük sebeplerinden biri de 79 milyonun bir çoğunun genç olmasıdır.” diye konuştu.

“Genç nüfusumuzun çok olması geleceğimizin sigortasıdır.” diyen Aktay, sigorta konusunun dünyanın dönüşümünün bir ifadesi, bir düşünce tarzı olduğunu belirterek, modern dönemde her şeyin kontrol altına alındığı bir ortamda bir sürprizle karşılaşıldığında onu telafi edecek bir sigorta sisteminin olması gerektiğini vurguladı.

Aktay, sorunların önemli bir kısmının hükümetin sektörle iletişim sorunlarından kaynaklandığını belirterek, “İletişimi kurmak siyasetçi olarak bizim işimiz. 2002 yılından beri siyaset anlaşımız, bütün sahalarda iç içe olarak bu sorunları tespit edip yönetime yansıtmaktı.” dedi.

Türkiye’nin birbirine kenetlenmiş olmasının da darbelere karşı bir sigorta olduğunu kaydeden Aktay, “Ciddi bir sigortamız var. Türkiye halkı darbelere karşı, öngörülemeyen tehlikelere karşı sigortalıdır.” ifadesini kullandı.

Zirve, moderatörlüğünü Sigorta Medya Başkanı Can Kantar’ın yaptığı, Garanti Emeklilik Genel Müdürü Cemal Onaran, Finansbank KOBİ Bankacılığı Sigorta Yönetimi Müdürü Sancar Akcan, Anadolu Sigorta Banka Sigortacılığı Müdürü Ahmet Gökhan Kerem ve Generali Sigorta Direkt Satış ve Pazarlama Müdürü Burak Gündüz’ün konuşmacı olarak katıldığı “Türkiye Bankasürans Forumu” ile devam etti.

Zirveye, Finansbank Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Aras, Birleşik Krallık İstanbul Başkonsolosu Judith Slater, Acerpro Bilişim Teknolojileri Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Acer’in yanı sıra sigorta ve bankacılık sektöründe çalışan bir çok uzman da katıldı.

Aktay: Darbelere karşı Türkiye’nin sigortası Erdoğan

Aktay: Darbelere karşı Türkiye’nin sigortası Erdoğan

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Aktay, ”Darbelere karşı Türkiye’nin sigortası Erdoğan” dedi.

Türkiye’de sigortacılığın masaya yatırıldığı Dijital Bankasurans Türkiye Global 2016 Zirvesi İstanbul’da yapıldı. Zirvenin açılışında yaptığı konuşmada sektörün son yıllarda kaydettiği gelişmelere işaret eden AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Aktay, ”Darbelere karşı Türkiye’nin sigortası Erdoğan” dedi. Dijital Bankasurans Türkiye&Global 2016 Zirvesi, AcerPro,Acer Crea tarafından düzenlenen ve Finansbank’ın ev sahipliğinde İstanbul’da gerçekleştirildi. Zirvenin açılışında konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Aktay, sektörün son yıllarda kaydettiği gelişmelere işaret ederek, bu konuda siyasetçilerin de her türlü desteği verdiğini söyledi. Dijital Bankasurans Türkiye&Global 2016 Zirvesi’nin zamanlamasına dikkat çeken Aktay, Türkiye’de her şeyin sigortası olduğunu belirterek, “Darbelere karşı da bu ülkenin bir sigortası var, milletimiz 15 Temmuz gecesi bunu gördü. Darbelere karşı sigortamız Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan” dedi. Aktay, konuşmasında şu görüşlere yer verdi:“Üzerinden 15 Temmuz darbe teşebbüsü geçmiş, ondan önce sayısız terör saldırısına maruz kalmış bir ülkede, ülkenin finans sektörünün, bilişim ve sigorta sektörünün bir araya gelerek yatırımların ekonominin bu düzeyde toplantı düzenliyor olması bile Türkiye’nin gücünü gösteriyor.” Aktay, “Türkiye ekonomik olarak, potansiyel güç olarak iddialı bir ülke. Bu iddiasını dillendiren, seslendiren bir ülkedir. Bölgemizde yaşanan birçok canlı sıcak hadisenin ortasında 79 milyon nüfusuyla her bakımdan Uluslar arası alanda dikkate alınan bir ülkedir. Avrupa ülkelerinin pek çoğundan durumumuz çok daha iyi olmasına rağmen Avrupa Birliği’nin kaprisleri ile mağdur hale gelmiş olduğumuz da bir gerçek. Avrupa Birliği ortalamalarına göre genç bir nüfus avantajımız var. Buna rağmen nüfusumuzun genç kalması geleceğimiz açısından önemli bir sigortadır. Sigorta kavramını hayatın tamamına yaymalıyız. Hukuk sistemi içerisindeki bir takım belirsizlikler sigorta kavramını oluşturmaktadır” diye konuştu. AcerPro Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Acer katılım üst düzey olduğunu belirtirken çıkan sonuç Bildirgesini gereken kurumlarla paylaşılacağı bilgisini verirken AcerCrea’nın Ajans Başkanı Aslı Çırnaz ise dünyanın dijital yörüngesinin Türkiye’den geçeceğini belirtti.

”15 Temmuz sabahı kimse tahmin bile edemezdi”

Aktay, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hiç kimse tahmin edebilir miydi 2016 Temmuz ayında ülkemiz böylesine bir darbe ile karşı karşıya kalacak. Doğrusu söylemek gerekirse 15 Temmuz gündüz vakti biriyle konuşsanız sizlerle dalga geçerlerdi. Bu devirde darbe, dünya ile entegre olmuş bir ülkede darbe olmaz derdik. Neden olmaz, çünkü bir takım sigortalarımız var, dünyaya entegre olmuş sigorta ve finans sistemimiz var. Bunlar birer sigortadır. Türkiye toplumu gelişmiştir, böyle bir darbeyi kabul etmez, bu da bir sigortadır. Bunu bildikleri için darbeciler böyle bir girişimi göze alamazlar, bu da bir sigortadır. Ama gel gör ki bütün bu sigortaların hiçbirisi işe yaramadı. O darbeciler de dünyanın değiştiğinin farkında değilmiş. Ama o harekete giriştikten sonra karşılarına büyük bir güç çıktı, işte Türkiye’nin asıl sigortası demokrasiyi içine sindirmiş milletimiz, Türkiye’yi darbelere karşı koruyan en önemli sigortaymış. Türkiye darbelere karşı sigortalı bir toplumdur. Türkiye’nin ekonomisi de gördük ki kolay kolay sarsılmıyor.“

”14 yılda yüzde 500’ün üzerinde büyüme”

2002 yılından bu yana sigorta sektöründe sayısal anlamda çok ciddi bir fark ortaya çıktığını ifade eden Aktaş, “Bu da Türkiye’nin 14 yıllık gelişmişliğinin en güzel örneklerden biridir. Bankacılık ve sigortacılığın sektörel oranı yüzde 9 iken, bu yıl yüzde 14, yüzde 79. Sektörel büyüme yüzde 500’ün üzerine çıkmış. Siyasi krizlere rağmen çok daha sağlam duruyoruz. Bunun bilincinde olmalıyız. Daha farklı sigortalar geliştirmeli. Darbelere karşı da sigortalar oluşturmalı. Yasal sigortalar oluşturulmalı. Doğrusunu söylemek gerekirse darbelere karşı en büyük sigortamız Sayın Cumhurbaşkanımızdır. Halkımızla aramızda olan gönül ilişkisini burada kaydetmek gerekiyor” diye konuştu.

”Dijital sigortanın öncüsü Türkiye”

AcerPro Bilişim Teknolojileri Başkanı Fatih Acer ise, banka ve sigortacılık şirketinde hayatı kolaylaştıran insan ve ihtiyaç odaklı yazılımların sektöre büyük bir ivme kazandırdığını söyledi. Bankalar, sigorta şirketleri, brokerler ve sigorta acenteleri için geliştirilen yazılımlara öncülük eden AcerPro’nun yeni ihtiyaçlara yönelik projelere hız verdiğini belirten Acar şöyle devam etti:

“Ülkemiz, potansiyelimiz itibarı ile yazılım sektörünü dünyada lider hale getirebilmek için çalışmalar yapıyor, yalnız yeterli değil. Bu alanda, uluslararası bilişimci beyinler yetiştirecek enerjiye sahip aynı zamanda dünyaya yön verecek projeler inşallah artacak. Dünyada en büyük şirketlerin bilişim şirketleri olduğunu hatırlatmak isterim. İlk 100 şirket içinde onlarca Türk bilişim şirketinin yer alması için birlikte doğru stratejiler belirleyerek çalışmalar başlatacağız.”

”Yasal değişiklikler sektörü zorluyor”

Türkiye Sigorta Şirketleri Birliği Başkanı Ramazan Ülger de yaptığı konuşmada, sektörde son 15 yılda yaşanan gelişim sürecini anlattı. Ülger, yasal değişikliklerin ve mahkeme kararlarının sektöre getirdiği yüke değinerek, “Sigortada geriye dönük ödemelerde ortaya çıkan gelişmeler, şirketlere çok ağır yükler getiriyor. 5 yıl önce sigortası ödenen bir kazazedenin, yeni bir mahkeme kararı ile ödeme alabilmesinin yolunu açan yasal düzenlemeler öncesi sektör temsilcilerinin görüşlerinin alınmaması ciddi sorunlar çıkarıyor” dedi.

Ülger, Türkiye’de sigorta sistemine son dönemde hükümetin yaptığı katkının dünya ortalamalarının çok üstünde olduğunu belirterek, bunun sektöre büyük canlılık getirdiğini ifade etti.

”Trafik sigortası sorununu çözme görevi bizim”
Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği Başkanı Ülger, zorunlu trafik sigortası fiyatlarının yüksek olmasına ilişkin, “Bu sorunu çözme görevi bizim” dedi.
Ülger, 16 milyon kişiyi doğrudan ilgilendiren trafik sigortası fiyatlarına sektörde yer alan her kurumun kendi cephesinden baktığını belirterek, “Fiyatlar yüksek deniyor. Ama kimse niye yüksek diye sormuyor. Uzun vadede bunları çözmediğimiz sürece bu kangren devam edecek” ifadesini kullandı.

“Trafik sigortacılığı tüm dünyada zarar ediyor”

Ülger, trafik sigortacılığı branşının dünyada da hep zarar ettiğini bildirerek, “Ama bu zarar diğer branşlarla finanse edilir. Geldiğimiz noktada finanse edilemez hale geldi. Fiyat artışının arkasındaki sebep bu zarardır. Mevzuat boşluklarının mahkeme kararlarıyla genişletilmesiyle ve bunun ticari meta haline dönüşmesiyle bu zararlar ortaya çıktı. Biz bir finansal kuruluşuz, hep sermaye koyan bir sektörüz. 2016 Nisan ayında bizim sorunlarımızı giderecek, belirsizlikleri ortaya koyan bir yasa çıktı. Bu yasanın uygulanmasıyla sektörün normale döneceğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

”İstikrara kavuşacağına inanıyoruz”

Ülger, sigortacılık sektöründeki gelecek öngörülerine de değinerek, şunları söyledi:
“Sektör bu işten zarar ediyor. Tüm taraflar mutsuz. Sigorta şirketleri zarar ettiği için mutsuz. Poliçeyi alan vatandaş mutsuz, poliçe fiyatları artıyor. Bu işe aracılık eden dağıtım kanalları da mutsuz. Tek mutlu olan bu sistemin boşluklarından yararlanıp para kazananlar. Bu sorunu çözme görevi bizim. Yasal düzenlemenin önemini vurguluyorum. Bu sayede bir istikrara kavuşacağına inanıyoruz.”

”Emeklilerin coğunluğu çalışmayı sürdürüyor, gençler işsiz kalıyor”

Bireysel Emeklilik Sistemi’ne (BES) de değinen Ülger, çıkarılan kanunun 45 yaş altındaki herkesi kapsadığını ve bu kanunda dünyadan farklı olarak işveren katkısı olmadığını söyledi. Ülger, BES’e katılımın zorunlu olmadığını belirterek, şunları kaydetti:

“Sistem otomatik olarak çalışanları Bireysel Emeklilik Sistemi’ne üye yapacak. Kişilerin 2 ay sonra çıkma hakkı var. Bu sistemi teşvik eden önemli unsurlardan biri yüzde 25 devlet katkısı. Mevcut bireysel emeklilik sisteminden farklı olarak bin TL hoş geldin ücreti var. 2 ay içinde çıkmaz sistem içinde kalırsanız size bin TL veriliyor. Emekli olunca mevcut birikiminizi toplu almak yerine yıllara yayarak 10 yıl boyunca sistemde tutarsanız devlet size yüzde 5 para veriyor. Ülkemizde emeklilerin geliri yetersiz. Ülkemizde emeklilerin çoğunluğu çalışmaya devam ediyor. Gençler işsiz kalıyor. BES gibi sistemler emeklilerin ekonomik sistemden çıkıp gençlerin çalışmasına destek olacak sistemlerdir.”

”Uluslararası toplantıya sektörün temsilcileri katıldı”

DijtalBankasurans Türkiye Global&Global Zirvesi’ne Türkiye’den ve dünyadan sektörün önde gelen isimleri katıldı. İngiltere’nin İstanbul Başkonsolosu Judith Slater, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Genel Müdürü Aydın Satıcı, Finansbank Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Aras, Finansbank Kurumsal ve Ticari Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Ömür Tan, Finansbank KOBİ ve Tarım Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Onur Özkan, Finansbank KOBİ Bankacılığı Sigorta Yönetimi Müdürü Sancar Akcan, AcerCrea Ajans Başkanı Aslı Çırnaz, Garanti Emeklilik Genel Müdürü Cemal Onaran, Anadolu Sigorta Banka Sigortacılığı Müdürü Ahmet Gökhan Kerem, Milliyet Gazetesi Dijital Reklam Grup Başkan Yardımcısı Ufuk Büyük, Generali Sigorta Satış ve Pazarlama Müdürü Burak Gündüz zirveye katılanlar arasında yer aldı.

Dijital Bankasürans Türkiye Ve Global Zirvesi

Dijital Bankasürans Türkiye Ve Global Zirvesi

İSTANBUL (AA) – Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği Başkanı Ramazan Ülger, zorunlu trafik sigorta fiyatlarının yüksek olmasına ilişkin, “Bu sorunu çözme görevi bizim. Yasal düzenlemenin önemini vurguluyorum. Bu sayede bir istikrara kavuşacağına inanıyoruz.” dedi.

Ülger, Dijital Bankasurans Türkiye ve Global Zirvesi’ndeki konuşmasında, sektöre ilişkin sayısal verilere değinerek, “Türkiye’de toplam 63 sigorta şirketi var. Sigortacılık sektöründe uluslararası ortaklı şirket oranı yüzde 72. Teknoloji olarak dünyada kullanılan teknolojileri kullanıyoruz. 19 bin kişi sigorta şirketlerinde çalışıyor. Eksper, acente ve broker ve yanlarında çalışanlar dikkate alındığında 75 binden fazla kişi çalışıyor. Bireysel emeklilik sisteminden 6,5 milyonu aşkın katılımcı var. 2015 itibariyle 38,2 milyon kasko, yangın gibi hayat dışı sigorta poliçesi var. 3,1 milyon hayat sigorta poliçesi var. 15,4 milyon trafik sigortası poliçesi var. Üstlenilen tazminatlara gelirsek sigortalılarımıza 2015 yılında 17,4 milyar nakit hasar ödemesi yaptık.” bilgilerini aktardı.

Trafik sigortası fiyatlarına da değinen Ülger, Türkiye’de 16 milyonu ilgilendiren bu konuya herkesin kendi cephesinden baktığının altını çizerek, “Fiyatlar yüksek deniyor. Ama kimse niye yüksek diye sormuyor. Uzun vadede bunları çözmediğimiz sürece bu kangren devam edecek.” ifadesini kullandı.

Ülger, Türkiye’de kaza oranlarının yüksekliğine değinerek, Türkiye’de 1 milyon 200 bin trafik kaza olduğunu, bu kazalarda kaza anında 4 bin, kazadan sonraki bir ayda ise 7 bin 500 kişinin öldüğünü bildirdi.

12 bin kişin de kazalarda sakatlandığını belirten Ülger, “Bu istatistik dünya ortalamasının 2 katı. 1 milyon 200 bin kazanın 900 bininin bizde kaydı var. Anlaşmalı tutanak dediğimiz tutanağın bizde kayıtları var. Bu tutanak artık elektronik ortamda yapılabiliyor. 900 binin içinde yaralanmalı kazalar yok. Yaralanmalı ve ölümlü kazalarda polis tutanak tutuyor.” diye konuştu.

Ülger, trafik sigortacılığı branşının dünyada da hep zarar ettiğini bildirerek, “Ama bu zarar diğer branşlarla finanse edilir. Geldiğimiz noktada finanse edilemez hale geldi. Fiyat artışının arkasındaki sebep bu zarardır. Mevzuat boşluklarının mahkeme kararlarıyla genişletilmesiyle ve bunun ticari meta haline dönüşmesiyle bu zararlar ortaya çıktı. Biz bir finansal kuruluşuz, hep sermaye koyan bir sektörüz. 2016 nisan ayında bizim sorunlarımızı giderecek, belirsizlikleri ortaya koyan bir yasa çıktı. Bu yasanın uygulanmasıyla sektörün normale döneceğini düşünüyoruz.” ifadelerini kullandı.

– “SGK’nın ne kadar harcadığının bir kaydı, şeffaflık yok”

Başkan Ülger, poliçe tutarlarının artmasında hastane giderlerinin etkili olduğunu vurgulayarak, “Trafik sigortasında maddi hasarları, ticari giderleri ve sürekli sakatlık, ölüm durumlarında destekten yoksun kalma tazminatı ödüyoruz. Geçmişte hasta giderlerini trafik poliçesi kapsamında ödüyorduk. Fakat kamu hastaneleri bu giderleri bizden isteme yetkilerini kaybettiler. Takip edip de tedavi bedelini isteyemiyorlar. Bir kanun çıkardılar, sigorta primlerinin yüzde 10’una el koydular. Aldığımız primin yüzde 10’unu Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) aktarıyoruz. Ama SGK’nın ne kadar harcadığının bir kaydı, şeffaflık yok. Sonuçta biz de bunu vatandaştan alıp SGK’ya veriyoruz. Bu bir maliyet unsuru. Burada maliyet kaçsa onu alsınlar. ” şeklinde konuştu.

Mahkeme kararlarıyla geriye dönük tazminat ödediklerini kaydeden Ülger, zararların artma sebeplerinden birinin de bedeni hasar oranlarının artması olduğunu ve bu oranın artmaya devam edeceğini bildirdi.

Ülger, sigortacılık sektöründeki gelecek öngörülerine de değinerek, şunları söyledi:

“Sektör bu işten zarar ediyor. Tüm taraflar mutsuz. Sigorta şirketleri zarar ettiği için mutsuz. Poliçeyi alan vatandaş mutsuz, poliçe fiyatları artıyor. Bu işe aracılık eden dağıtım kanalları da mutsuz. Tek mutlu olan bu sistemin boşluklarından yararlanıp para kazananlar. Bu sorunu çözme görevi bizim. Yasal düzenlemenin önemini vurguluyorum. Bu sayede bir istikrara kavuşacağına inanıyoruz.”

– “Ülkemizde emeklilerin çoğunluğu çalışmaya devam ediyor. Gençler işsiz kalıyor”

Bireysel Emeklilik Sistemi’ne (BES) de değinen Ülger, çıkarılan kanunun 45 yaş altındaki herkesi kapsadığını ve bu kanunda dünyadan farklı olarak işveren katkısı olmadığını söyledi.

Ülger, BES’e katılımın zorunlu olmadığını belirterek, şunları kaydetti:

“Sistem otomatik olarak çalışanları bireysel emeklilik sistemine üye yapacak. Kişilerin 2 ay sonra çıkma hakkı var. Bu sistemi teşvik eden önemli unsurlardan biri yüzde 25 devlet katkısı. Mevcut bireysel emeklilik sisteminden farklı olarak bin TL hoşgeldin ücreti var. 2 ay içinde çıkmaz sistem içinde kalırsanız size bin TL veriliyor. Emekli olunca mevcut birikiminizi toplu almak yerine yıllara yayarak 10 yıl boyunca sistemde tutarsanız devlet size yüzde 5 para veriyor. Ülkemizde emeklilerin geliri yetersiz. Ülkemizde emeklilerin çoğunluğu çalışmaya devam ediyor. Gençler işsiz kalıyor. BES gibi sistemler emeklilerin ekonomik sistemden çıkıp gençlerin çalışmasına destek olacak sistemlerdir.”

– “Türkiye halkı darbelere karşı sigortalıdır”

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Aktay da Türkiye’nin bölgede iddiasını sosyal ve ekonomik olarak sürdüren bir ülke olduğunu vurgulayarak, “Türkiye, 79 milyon dinamik nüfusuyla her bakımdan uluslararası yatırımlarda ilgi odağı olmaktadır. Türkiye ekonomik olarak AB’nin pek çok ülkesinden çok daha iyi olduğu halde, halen AB’nin mağduru olduğu bir gerçek. Bunların en büyük sebeplerinden biri de 79 milyonun bir çoğunun genç olmasıdır.” diye konuştu.

“Genç nüfusumuzun çok olması geleceğimizin sigortasıdır.” diyen Aktay, sigorta konusunun dünyanın dönüşümünün bir ifadesi, bir düşünce tarzı olduğunu belirterek, modern dönemde her şeyin kontrol altına alındığı bir ortamda bir sürprizle karşılaşıldığında onu telafi edecek bir sigorta sisteminin olması gerektiğini vurguladı.

Aktay, sorunların önemli bir kısmının hükümetin sektörle iletişim sorunlarından kaynaklandığını belirterek, “İletişimi kurmak siyasetçi olarak bizim işimiz. 2002 yılından beri siyaset anlaşımız, bütün sahalarda iç içe olarak bu sorunları tespit edip yönetime yansıtmaktı.” dedi.

Türkiye’nin birbirine kenetlenmiş olmasının da darbelere karşı bir sigorta olduğunu kaydeden Aktay, “Ciddi bir sigortamız var. Türkiye halkı darbelere karşı, öngörülemeyen tehlikelere karşı sigortalıdır.” ifadesini kullandı.

Zirve, moderatörlüğünü Sigorta Medya Başkanı Can Kantar’ın yaptığı, Garanti Emeklilik Genel Müdürü Cemal Onaran, Finansbank KOBİ Bankacılığı Sigorta Yönetimi Müdürü Sancar Akcan, Anadolu Sigorta Banka Sigortacılığı Müdürü Ahmet Gökhan Kerem ve Generali Sigorta Direkt Satış ve Pazarlama Müdürü Burak Gündüz’ün konuşmacı olarak katıldığı “Türkiye Bankasürans Forumu” ile devam etti.

Zirveye, Finansbank Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Aras, Birleşik Krallık İstanbul Başkonsolosu Judith Slater, Acerpro Bilişim Teknolojileri Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Acer’in yanı sıra sigorta ve bankacılık sektöründe çalışan bir çok uzman da katıldı.